|
Kömürün Gölgesinde Bir Ova:
TEMA Vakfı’nın “Yavaş Ölüm” Belgeseli Yayında
Afşin-Elbistan Ovası’nda 40 yılı aşkın süredir devam eden kömür madenciliği faaliyetlerinin doğa, insan sağlığı ve yaşam üzerindeki etkilerini bölge halkının tanıklıklarıyla anlatan Yavaş Ölüm belgeseli, Vakfın Genel Merkezi’nde düzenlenen özel gösterimle basın ve sivil toplum mensuplarıyla paylaşıldı. Belgesel 6 Kasım’dan itibaren TEMA Vakfı’nın YouTube kanalında yayında.
Bir zamanlar Türkiye’nin en bereketli tarım ve hayvancılık alanlarından biri olan Elbistan Ovası, 40 yılı aşkın süredir termik santrallerin gölgesinde kavruluyor. TEMA Vakfı’nın hayata geçirdiği Yavaş Ölüm belgeseli, bu dönüşümün izini sürerek bölgenin doğasını, gündelik yaşamını ve insan hikâyelerini izleyiciyle buluşturuyor.
Bir coğrafyanın yavaş yavaş yok oluş hikâyesi
Tarımla iç içe geçmiş bir ovaya yakından bakan belgesel; toprağın, suyun ve havanın değişimini tarlalardan evlere, gündelik yaşamın ayrıntılarından kişisel hikâyelere uzanan röportaj ve belgelerle görünür kılıyor.
Yönetmenliğini İlkay Nişancı’nın ve uygulayıcı yapımcılığını Hakan Fıçıcı’nın üstlendiği belgesel, eylem-araştırmacı akademisyen Aslı Odman’ın anlatımıyla bir anda yaşanan bir felaketten çok, yıllar içinde gündelik hayatın parçası hâline gelen bir ekolojik tahribata odaklanıyor. Bir zamanlar bereketiyle anılan ovanın bugünü; bölge halkının geçim kaynakları, sağlık sorunları ve geleceğe dair kaygılarıyla birlikte ele alınıyor. Böylece Yavaş Ölüm, enerji üretiminin bedelini bir ovanın hikâyesi üzerinden tartışmaya açıyor.
Kömürün bedeli yalnızca bugünle sınırlı değil
Yavaş Ölüm belgeselinin ortaya koyduğu gerçeklerden hareketle TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, kömürün doğa ve insan yaşamı üzerindeki uzun vadeli etkilerine dikkat çekti:
“Kömürün görünen yüzü kullandığımız enerji; görünmeyen bedeli ise doğa ve yaşam üzerinde yarattığı tahribat. Bazı yıkımlar bir anda gerçekleşmiyor; insanların yaşam alanlarında, soluduğumuz havada, toprağın veriminde, su varlıklarının miktarında ve kalitesinde zamanla birikiyor. Afşin-Elbistan’da tanık olduğumuz da böyle bir süreç. Kömüre dayalı enerji üretiminin etkileri yalnızca doğayla sınırlı kalmıyor; hava kirliliği ve çevresel tahribat, bölgede yaşayan insanların sağlığını ve yaşam kalitesini de doğrudan ilgilendiriyor. Kömürün çıkarılmasından enerjiye dönüştürülmesine uzanan süreçte yaşanan işçi ölümleri de bu bedelin bir başka boyutunu ortaya koyuyor.
Yavaş Ölüm, kömüre dayalı enerji üretiminin doğa ve insan yaşamı üzerindeki uzun vadeli etkilerini görünür kılıyor. Enerji politikalarını değerlendirirken yalnızca üretilen enerjiyi değil, bu üretimin yol açtığı sonuçları da dikkate almak zorundayız. Doğayı, insan sağlığını ve yaşam hakkını gözeten, iklim kriziyle mücadeleyi esas alan enerji politikalarına ihtiyacımız var. Belgeselin, bu etkilerin daha çok kişi tarafından görülmesine katkı sunacağına inanıyor; herkesi belgeseli izlemeye ve bu meseleyi birlikte konuşmaya, çözüm üretmeye davet ediyoruz.”
Türkiye’de kömürün bilançosu: Elektrik üretimi, istihdam ve iş kazaları
| Gösterge |
Veriler |
| Kömürlü termik santral sayısı |
69 |
| Santrallerin yakıt türlerine göre dağılımı |
48 linyit, 16 ithal kömür, 4 taşkömürü, 1 asfaltit |
| Yerli kömürün toplam elektrik üretimindeki payı (2025) |
Yaklaşık %11 |
| İthal kömürün kömür kaynaklı elektrik üretimindeki payı |
Yaklaşık 2/3 |
| Kömür ve linyit çıkarılan kayıtlı işyeri sayısı |
447 |
| Kayıtlı çalışan sayısı |
Yaklaşık 40 bin |
| İş kazalarında hayatını kaybeden madenciler (2007–2025) |
826 kişi |
| Yıllık ortalama madenci ölümü (2007–2025) |
Yaklaşık 43,5 kişi |
Kaynak: SGK istatistikleri ve kömürlü elektrik üretimine ilişkin veriler. İş kazası sonucu ölüm sayıları, SGK’ya kayıtlı ve ölümü iş kazası olarak kesinleşmiş çalışanları kapsamaktadır. Kayıt dışı çalışanlar bu verilere dâhil değildir.
Birlikte tanıklık etmek, birlikte düşünmek
Gösterimin ardından TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, belgeselin ele aldığı çevresel ve toplumsal meseleler farklı perspektiflerden değerlendirildi. Yönetmen İlkan Nişancı, filmin birlikte izlenmesinin ve ardından üzerine konuşulmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yavaş Ölüm, yalnızca izlenip bitirilecek bir belgesel değil. Bu filmi birlikte izlemek, birlikte tanıklık etmek ve ardından üzerine konuşmak çok önemli. İnsan, karşı karşıya olduğu sorunları tek başına düşündüğünde kendini çaresiz hissedebiliyor. Ancak aynı deneyimi paylaşan insanlarla bir araya geldiğinde birbirinden güç alıyor ve birlikte neler yapılabileceğini düşünmeye başlıyor. Biz de belgeselin gösterimleriyle tam olarak bu alanı yaratmayı amaçladık. Belgesel izlensin, ardından konuşulsun ve bu konuşmalar yeni dayanışmalara, yeni çözümlere vesile olsun istiyoruz.”
“Yurt; topraktır, sudur, ağaçtır…”
Söyleşide değerlendirmelerini paylaşan Aslı Odman ise doğa, yaşam alanları ve sermaye arasındaki ilişkiye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Yurt dediğimiz şey sudur, topraktır, ağaçtır; insanın ait olduğu yerdir. Sermaye değildir. Sermaye değişebilir ancak insanın yaşam alanları, doğayla kurduğu bağ ve aidiyet duygusu kolay kolay yeniden kurulamaz. Yaşananları hatırlamak, geçmişte olanlara yeniden bakmak ve o anlarda ortaya çıkan tehditleri görebilmek çok önemli. Çünkü bir tehlikenin farkına varmadığımızda yaşananları olup bitmiş bir olay olarak değerlendirebiliyoruz. Oysa Soma’da da gördüğümüz gibi bu meseleler yalnızca geçmişte kalmıyor; yaşamı etkilemeye devam ediyor.”
İzleyelim, konuşalım
İlk gösterimini Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapan Yavaş Ölüm, ardından Elbistan’da bölge halkıyla buluştu. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de gösterilen belgesel; Ordu, Muğla, İzmir, Sinop, İstanbul, Tokat ve Konya’da düzenlenen gösterimlerle farklı kentlerde izleyici karşısına çıktı. İlk yurt dışı gösterimini ise İspanya’daki Ecozine Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Yavaş Ölüm, 6 Kasım itibarıyla TEMA Vakfı’nın YouTube kanalında ücretsiz olarak izlenebiliyor.
TEMA Vakfı, bir ovanın ve orada yaşayan insanların hikâyesine tanıklık etmek isteyen herkesi Yavaş Ölüm’ü izlemeye ve bu meseleyi birlikte konuşarak çözüm üretmeye davet ediyor.
|