By using this site, you agree to the Privacy Policy and Terms of Use.
Kabul Et
  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye
Okuma: Her öfkeli genç şiddete yönelmiyor!
Paylaş
Marmara Hayat
Bildirimler
Son Haberler
Kocaeli Lokomotif Çocuk Köyü'nde geri dönüşüm temalı etkinlikten bir kesit
Kocaeli’de Lokomotif Çocuk Köyü’nde Geri Dönüşüm Haftası Coşkusu: Atıklar Sanata Dönüştü
Eğitim
Bankaların yapay zeka güvenilirliği ve harcamaları üzerine analiz
Bankaların Yapay Zeka Güveni Düşük: Sadece ‘i Gerçekten Güvenilir
Teknoloji
İletişim Başkanlığı kamu internet sitelerini yapay zekâ uyumlu hale getiriyor
İletişim Başkanlığı’ndan Dijital Devrim: Kamu Siteleri Yapay Zekâ Uyumlu Hale Geliyor
Teknoloji
Bursa Büyükşehir Belediyesporlu Arya Aydoğan, Sırbistan'da düzenlenen Dünya Küçükler ve Yıldızlar Hızlı ve Yıldırım Satranç Şampiyonası'nda dördüncü oldu.
Bursa’dan Dünya Satranç Sahnesine: Arya Aydoğan’dan Muhteşem Başarı!
Spor
Edirne Keşan'da okullarda alınan güvenlik önlemleri ve denetimler
Keşan’da Okul Güvenliği En Üst Seviyede: Yeni Protokoller Uygulamada
Gündem
  • Aile-Sağlık
  • cinayet
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi Haberleri
  • Flash Haber
  • Gündem
  • Kültür
  • Önemli Haber
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yurtiçi
Okuma: Her öfkeli genç şiddete yönelmiyor!
Paylaş
Yazı Botunu: Aa
Marmara HayatMarmara Hayat
Haber Ara
Mevcut bir hesabınız var mı? Kayıt olmak
Bizi takip et
© 2022 AKTOR Bilişim. Marmara Hayat. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz.
Marmara Hayat > Blog > Gündem > Her öfkeli genç şiddete yönelmiyor!
GündemTüm HaberlerYurtiçi

Her öfkeli genç şiddete yönelmiyor!

yonetim
Son güncelleme: 2026/04/17 at 10:03 AM
Yazar: yonetim 8 Min Okuma
Paylaş
Paylaş

Her öfkeli genç şiddete yönelmiyor!

Psikoloji literatüründe gençlerde şiddet davranışının temellerinde davranışı kontrol edememe, yoğun duygusal sıkıntı, okula düşük bağlılık, aile içi çatışma ve şiddete maruz kalma yattığını ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Her öfkeli, her içe kapanık ya da her kimlik krizi yaşayan genç şiddete yönelmez; risk, çoğunlukla bireysel kırılganlıklarla aile, okul ve çevre koşullarının birleştiği noktada yükselir.” dedi.

Dijital oyunları tek başına neden gibi göstermenin doğru olmadığına işaret eden Erol, “Elde olan kanıtlar, şiddet içerikli oyunların bazı gençlerde saldırgan duygu ve tepkileri artırabileceğini, duyarsızlaşmaya katkı sunabileceğini söylüyor; fakat bu bulgular, tek başına oyun oynamanın böyle ağır ve hedefli saldırıları açıkladığını göstermiyor. Asıl belirleyici olan; gencin ruhsal durumu, aile ortamı, maruz kaldığı şiddet, sosyal dışlanma, öfke düzenleme kapasitesi ve en kritik olarak silaha erişim gibi etkenlerin birleşimidir.” diye konuştu.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, son dönemde artan okul temelli şiddet olaylarını değerlendirerek, ergenlik döneminin psikolojik dinamiklerine dikkat çekti.

Dürtü kontrolündeki zayıflık saldırgan davranış riskini artırabiliyor

Ergenlikte duyguların yoğun yaşandığını ancak bu duyguları düzenleme kapasitesinin henüz tam gelişmediğini vurgulayan Klinik Psikolog İpek Erol, “Bu nedenle dürtü kontrolündeki zayıflık, kimlik karmaşası, akran grubu içinde kabul görme ihtiyacı ve öfkeyi yönetememe, bazı gençlerde saldırgan davranış riskini artırabiliyor. Ancak şunu özellikle vurgulamak gerekir: Her öfkeli, her içe kapanık ya da her kimlik krizi yaşayan genç şiddete yönelmez; risk, çoğunlukla bireysel kırılganlıklarla aile, okul ve çevre koşullarının birleştiği noktada yükselir. Psikoloji literatüründe gençlerde şiddet davranışının temellerinde davranışı kontrol edememe, yoğun duygusal sıkıntı, okula düşük bağlılık, aile içi çatışma ve şiddete maruz kalmak yatmaktadır.” dedi.

Bu tür saldırıların arkasında birikimli bir psikolojik süreç var

Okul saldırılarının arkasında çoğu zaman uzun süreli bir psikolojik birikim olduğuna işaret eden İpek Erol, “Bu tip olayların arkasında çoğu zaman tek bir neden değil, birikimli bir psikolojik süreç vardır: dışlanmışlık hissi, küçük düşürülme algısı, öfkenin içeride büyümesi, yoğun yalnızlık, değersizlik duygusu, intikam fantezileri, bazen de ‘beni nihayet görün’ arzusu. Hedef fiziksel zarar vermekle birlikte güçsüzlük hissini tersine çevirmek ve çevre üzerinde mutlak kontrol kurmak olabilmektedir.” ifadelerini kullandı.

Psikotik süreçlerde gerçeklik algısı bozulabiliyor

Bazı vakalarda daha ağır psikiyatrik tabloların da söz konusu olabileceğini belirten İpek Erol, “Özellikle psikotik süreçlerde gerçeklik algısının bozulması, kişinin çevreyi olduğundan farklı algılamasına neden olabilir. Bu noktada davranış artık sadece öfke ya da dürtüsellikle değil, ciddi bir algı ve düşünce bozulmasıyla şekillenir. Yine de önemli bir ayrım var: her psikotik bozukluk ya da her psikiyatrik hastalık şiddetle ilişkili değildir; ancak tedavi edilmemiş, fark edilmemiş ve ilerlemiş durumlarda risk artabilir. Bu nedenle erken psikiyatrik değerlendirme ve müdahale kritik önem taşır.” diye konuştu.

Erken uyarı işaretlerine dikkat

Aile ve öğretmenler için erken uyarı işaretlerinin kritik olduğunu vurgulayan İpek Erol, “Erken uyarı işaretleri genelde tek bir davranıştan değil, bir örüntüden anlaşılır. Örneğin okul başarısında ani düşüş, okula yabancılaşma, yoğun öfke patlamaları, tehditkâr konuşmalar, intikam içerikli ifadeler, silahlara aşırı ilgi, şiddeti romantize eden paylaşımlar, kendine ya da başkasına zarar verme imaları, belirgin sosyal çekilme, ağır bir aşağılanma ya da reddedilme sonrası davranış değişimi dikkatle izlenmelidir. Özellikle ‘beni görecekler’, ‘hesabını soracağım’, ‘artık dayanmayacağım’ gibi cümleler kesinlikle küçümsenmemelidir.” dedi.

Risk, ilişki ve takip eksikliğinde büyür

İpek Erol, riskin en çok ilişki ve takip eksikliğinde arttığını belirterek, “Evde duyguların konuşulamadığı, sınırların ya çok gevşek ya çok sert olduğu, çocuğun görülmediği ya da sadece başarı üzerinden değer gördüğü aile ortamları kırılganlığı artırabilir. Okul tarafında ise öğrenciyi yalnızca disiplin meselesi olarak görmek, rehberlik servislerini kriz yönetimi yerine evrak işine sıkıştırmak, öğretmenlerin risk sinyallerini tanıma konusunda yeterince desteklenmemesi ve kurumlar arası yönlendirme zincirinin zayıf olması büyük açık yaratır.” diye konuştu.

Rehberlik servislerinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan İpek Erol, “Öğretmen, aile, okul yönetimi, çocuk-ergen ruh sağlığı uzmanı ve gerektiğinde sosyal hizmet birimleri birlikte çalışmadığında erken fark etme şansı azalır” dedi.

Gençler yoğun duygusal baskı altında

Bugünün gençlerinin ciddi bir duygusal yük taşıdığına dikkat çeken İpek Erol, “Yalnızlık, değersizlik hissi, sürekli karşılaştırılma, başarısızlık korkusu, dışlanma, gelecek kaygısı ve anlam kaybı gençlerin en sık yaşadığı duygular arasında. Dijital kültür bu yükü bazen hafifletmiyor, tam tersine görünür olma baskısıyla artırıyor. Genç hem çok görünür olmak istiyor hem de gerçek ilişkilerde çok yalnız hissedebiliyor. Bu da özellikle narsisistik incinme, utanç ve öfke döngüsünü güçlendirebiliyor.” ifadesinde bulundu.

Medya dili belirleyici, fail değil çözüm öne çıkarılmalı

Önleme konusunda aile, okul ve medyanın birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan İpek Erol, “Aileler çocukla sadece kural konuşmamalı; utancı, öfkeyi, reddedilmeyi ve hayal kırıklığını nasıl yaşadığını da konuşmalı. Okullar yalnızca güvenlik kamerası mantığıyla değil, ilişki temelli güvenlik anlayışıyla hareket etmeli; riskli öğrenciyi damgalamadan izleyen, yönlendiren ve destekleyen ekipler kurmalı. Aileler ve okullar kadar medyanın da burada çok kritik bir rolü var. Medya, failin adını, görüntüsünü ve hikâyesini büyüten bir anlatı kurduğunda, istemeden de olsa bu kişiyi görünür hale getirir. Oysa bu tür eylemlerde bazı kırılgan gençler için en temel motivasyonlardan biri görülme, duyulma ve etkili olma arzusudur. Failin detaylı şekilde işlenmesi, onun nasıl yaptığına, ne yaşadığına ve nasıl gündem olduğuna odaklanılması, benzer duygusal süreçlerden geçen gençler için bir tür model oluşturabilir; yani ‘ben de böyle görünür olabilirim’ düşüncesini tetikleyebilir. Bu durum literatürde ‘taklit/bulaşma etkisi’ olarak tanımlanır ve özellikle hassas dönemlerde risk oluşturur.” şeklinde konuştu.

Odağı failden toplumsal iyileşmeye ve önleme yollarına kaydırmak gerekiyor

Bu nedenle medyanın dilinin çok belirleyici olduğunu kaydeden İpek Erol, “Odağı failden mağdurlara, toplumsal iyileşmeye ve önleme yollarına kaydırmak gerekir. Olayın dramatik detaylarını tekrar tekrar vermek yerine, erken uyarı işaretlerine, psikolojik destek yollarına ve çözüm önerilerine yer vermek çok daha koruyucudur. Çünkü mesele sadece bir olayı aktarmak değil, o bilginin toplumda nasıl bir etki yaratacağını da gözetmektir.” dedi.

Dijital oyunlar tek başına açıklayıcı değil

Dijital oyunların etkisine ilişkin değerlendirmede de bulunan İpek Erol, “Dijital oyunları tek başına neden gibi göstermek doğru değil. Elde olan kanıtlar, şiddet içerikli oyunların bazı gençlerde saldırgan duygu ve tepkileri artırabileceğini, duyarsızlaşmaya katkı sunabileceğini söylüyor; fakat bu bulgular, tek başına oyun oynamanın böyle ağır ve hedefli saldırıları açıkladığını göstermiyor. Asıl belirleyici olan; gencin ruhsal durumu, aile ortamı, maruz kaldığı şiddet, sosyal dışlanma, öfke düzenleme kapasitesi ve en kritik olarak silaha erişim gibi etkenlerin birleşimidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Bunu da beğenebilirsin

Keşan’da Okul Güvenliği En Üst Seviyede: Yeni Protokoller Uygulamada

İzmir’den Ayayorgi Tepkisi: Bakanlığın İmar Planlarına Hukuki Mücadele Sürüyor

Kocaeli Sahilleri Temizleniyor: Mavi Takım 50 Torba Atığı Doğadan Uzaklaştırdı

Melikgazi Belediyesi, BELFOR’da Teknoloji ve Eğitimdeki Başarısıyla Tam Not Aldı

yonetim Nisan 17, 2026
Bu haberi paylaş
Facebook Twitter Email Yazdır
Önceki Haber Baharın en güzel hali Ormanya’da yaşanıyor
Sonraki Haber Başkan Büyükakın: “İçimiz kan ağlıyor”
yorum Yap

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Gelişmeler

Kocaeli Lokomotif Çocuk Köyü'nde geri dönüşüm temalı etkinlikten bir kesit
Kocaeli’de Lokomotif Çocuk Köyü’nde Geri Dönüşüm Haftası Coşkusu: Atıklar Sanata Dönüştü
Eğitim
Bankaların yapay zeka güvenilirliği ve harcamaları üzerine analiz
Bankaların Yapay Zeka Güveni Düşük: Sadece ‘i Gerçekten Güvenilir
Teknoloji
İletişim Başkanlığı kamu internet sitelerini yapay zekâ uyumlu hale getiriyor
İletişim Başkanlığı’ndan Dijital Devrim: Kamu Siteleri Yapay Zekâ Uyumlu Hale Geliyor
Teknoloji
Bursa Büyükşehir Belediyesporlu Arya Aydoğan, Sırbistan'da düzenlenen Dünya Küçükler ve Yıldızlar Hızlı ve Yıldırım Satranç Şampiyonası'nda dördüncü oldu.
Bursa’dan Dünya Satranç Sahnesine: Arya Aydoğan’dan Muhteşem Başarı!
Spor
//

Marmara Hayat – Hayata Dair

Kurumsal

  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye

© 2022 Tasarım: AKTOR Bilişim. Tüm Hakları Gizlidir. Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz.

Join Us!

Subscribe to our newsletter and never miss our latest news, podcasts etc..

[mc4wp_form]
Zero spam, Unsubscribe at any time.

Okuma listesinden kaldırıldı

Geri Al
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifreni mi unuttun?