Çinli Otomobillerde “Ucuzluk” Dönemi Bitti:
Türkiye Artık Fiyat Değil, Strateji PazarıTürkiye otomotiv pazarında son yılların en dikkat çekicidönüşümlerinden biri Çinli markaların yükselişi oldu.
Bu yapısaldeğişim, global çapta olduğu gibi ülkemizde de sektörün en önemlibaşlıklarından biri olmayı sürdürüyor. LenaCars ve Sarjagel.com GenelMüdürü Selçuk Nazik, Çinli otomotiv markalarının Türkiye pazarındakikonumunu; vergi yükü, elektrikli araç rekabeti ve tüketici tercihleriaçısından değerlendirdi. 2021’de binek otomobil pazarından yalnızcayüzde 1,5 pay alan Çinli markalar, 2025’te yüzde 8,2’ye ulaşırken; Nazikbüyümenin artık düşük fiyat avantajıyla değil, yatırım, donanım,kalite, verimlilik ve doğru ürün stratejisiyle mümkün olabileceğinisöyledi.LenaCars ve Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, yeni dönemdeotomotiv pazarında tamamen matematiksel bir gerçeklik yaşandığınıbelirterek, “Bugün Çin’den bir araç getirdiğinizde kapıdan içeri girdiği ankarşılaştığı maliyet tablosu tamamen değişti. Eskiden sadece standartgümrük vergileriyle konuşuyorduk; bugün ise katmanlı bir maliyet motorudevrede. Bir aracın fabrika çıkış fiyatının üzerine nakliye, sigorta, gümrükvergisi, ek mali yükümlülük, ÖTV ve KDV eklendiğinde fiyat yapısıbambaşka bir seviyeye taşınıyor” dedi.“Fabrika çıkış fiyatı ile Türkiye satış fiyatı arasında 3,5-4 katlık çarpanoluşuyor”syf. 1
Çinli markaların artık “ucuz otomobil” algısıyla değerlendirilmemesigerektiğini vurgulayan Nazik, mevcut maliyet yapısının pazarı yenidenşekillendirdiğini söyledi. Nazik, “Elimizdeki simülasyonlar gösteriyor ki,bir aracın Çin’deki fabrika çıkış fiyatı ile Türkiye’deki perakende satışfiyatı arasındaki çarpan yeni mevzuatla birlikte 3,5 ile 4 kat arasınaoturdu. 15-20 bin dolar bandında fabrikadan çıkan kompakt segmentbir SUV, vergiler ve operasyonel marjlar eklendiğinde Türkiye’deortalama 2,5-3 milyon TL bandına dayanabiliyor. Buradaki kritik noktaşu; bu fiyatın içindeki en büyük pay artık üreticinin kârı ya dadistribütörün marjı değil, vergiler ve eşik maliyetler” ifadelerinikullandı.Yeni tablo Çinli markaların rekabet şansını tamamen ortadan kaldırmıyor;ancak rekabetin niteliğini değiştiriyor. “Fiyatla rekabet edenler için eskidönem kapandı. Fakat donanım, teknoloji, hibrit çözüm, servis yapılanmasıve yatırım kabiliyetiyle pazara yaklaşan markalar için Türkiye hâlâ çokönemli bir fırsat alanı.” açıklamasına yer veren Nazik, “Çinli markalareskiden ucuz oldukları için tercih ediliyordu; bugün ise donanım/fiyatdengesinde hâlâ rasyonel seçenekler sunabildikleri için sahadalar” dedi.“Türkiye artık Çinli markalar için fiyat pazarı değil”Yeni regülasyonların Çinli markalar açısından eleme mekanizması gibiçalıştığını belirten Selçuk Nazik, servis ağı ve yatırım kabiliyeti bulunmayanmarkaların pazarda kalmasının zorlaştığını aktardı. Nazik, “7 bölge 20 serviskuralı ve ek mali yükümlülükler aslında elektrikli ve hibrit araçlar anlamındapazarı temizledi. Türkiye’ye yalnızca otomobil ithal ederek var olma dönemisona erdi. Artık bu maliyet çarpanlarını yönetebilecek finansal güce,teknolojik verimliliğe ve satış sonrası yapılanmaya sahip markalar ayaktakalıyor. Türkiye, Çinli otomotiv markaları için artık bir fiyat pazarı değil;strateji ve yatırım pazarı” şeklinde konuştu.Elektrikli araç rekabetinde Togg’un da belirleyici bir aktör haline geldiğiniaktaran Nazik, Çinli markaların artık yalnızca Avrupalı üreticilerle değil, yerlielektrikli otomobil markasıyla da rekabet ettiğini belirtirken “Togg,syf. 2
elektrikli araç pazarında ve kendi segmentinde güçlü bir referans noktasıoluşturdu. Çinli üreticiler Türkiye’de büyümek istiyorsa sadece fiyatladeğil; teknoloji, donanım, kalite, yazılım, servis erişimi ve ikinci eldeğeriyle de rekabet etmek zorunda. Bu da pazarı daha olgun ve dahaseçici hale getiriyor” diye konuştu.Çinlilerde ikinci el değerinin korunması tüketicide soru işaretiÖte yandan Çinli markaların Türkiye pazarına girdikleri ilk yıllarda agresifsatış politikaları izlemesi, araç kıtlığı dönemine denk gelmesi veenflasyonist ortam 2022-2024 yılları arasında ikinci el değerlerininkorunmasına katkıda bulunurken, son 2 yıllık süreçte pazar dengelerininoturmasıyla dinamiklerde değişimler yaşanıyor. Çinli üreticiler, Avrupalı veUzakdoğulu rakiplerinin aksine 3-4 yılda değil, 1-2 yıllık periyodlardaotomobillere makyaj (facelift) operasyonu uyguladığından ikinci el değerinikorumakta güçlük çekiyor. Bu durum tüketicilerin karar mekanizmasını dadoğrudan etkiliyor.“Bugün tüketici sadece liste fiyatına bakmıyor. Donanım seviyesi, garantikoşulları, servis ağı, yazılım kalitesi ve ikinci el değeri artık satın almakararının parçası” diyen Nazik “Çinli markalar birçok alanda güçlüoldukları ölçüde tüm dünyada ve ülkemizde büyümeye devam edecek.Yedek parça bulunabilirliği, servis ağı, garanti koşulları, ikinci el değerininkorunması gibi avantajlar nedeniyle Avrupalı-Japon-Koreli üreticiler iseülkemiz pazarındaki güçlerini korumaya devam ediyor. Birçok Avrupalı-Uzakdoğulu marka bayiinde liste fiyatı üzerinden 400-500-600 bin TL, hattabazı modellerde 1-2 milyon TL’lik indirimler tanımlanması da rekabetin buboyutunda tüketicinin lehine olanaklar sağlamış oluyor” dedi.








