By using this site, you agree to the Privacy Policy and Terms of Use.
Kabul Et
  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye
Okuma: Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir
Paylaş
Marmara Hayat
Bildirimler
Son Haberler
Büyükşehir’den Hakkaniye Şehitliği’ne anlamlı dokunuş
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Edirne’de Gerçekleştirildi
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
VAN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ KONSER MARATONUNA BURAY’LA BAŞLADI
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Türküler yankılandı, Yeşil Çam perdeye taşındı
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
SAKARYA’NIN LEZZET HARİTASI FESTİVALLE KEŞFEDİLİYOR 
Gündem Kültür Tüm Haberler Yurtiçi
  • Aile-Sağlık
  • cinayet
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi Haberleri
  • Flash Haber
  • Gündem
  • Kültür
  • Önemli Haber
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yurtiçi
Okuma: Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir
Paylaş
Yazı Botunu: Aa
Marmara HayatMarmara Hayat
Haber Ara
Mevcut bir hesabınız var mı? Kayıt olmak
Bizi takip et
© 2022 AKTOR Bilişim. Marmara Hayat. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz.
Marmara Hayat > Blog > Gündem > Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir
GündemTüm HaberlerYurtiçi

Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir

yonetim
Son güncelleme: 2025/09/01 at 2:36 PM
Yazar: yonetim 3 Min Okuma
Paylaş
Paylaş

Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir

 

Besin intoleransı, bazı gıdaların sindirilememesiyle ortaya çıkarak; şişkinlik, baş ağrısı ya da cilt sorunları gibi belirtilerle kendini gösteren bir sağlık sorunu. Ancak her şikâyet gerçek bir intoleransa dayanmaz. Bazen stres, travma ya da bedene yönelik aşırı dikkat nedeniyle kişilerin, bazı besinleri kendileri için ‘zararlı’ olarak algılayabileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Bu durumda biyolojik değil psikolojik etkenler ön plana çıkar. Bireyin bedenini kontrol etme arzusu, yaşamdaki belirsizliklerle baş etme stratejisi olarak da ortaya çıkabilir. Gıda tercihlerine sınırlamalar getiren biri, içsel kontrol sağladığını düşünebilir” dedi.

 

Anksiyete bozukluğu ile mücadele eden bireyler, bedensel duyumlara karşı daha hassastır. Vücutta normal kabul edilen sindirim belirtileri bile bu kişiler tarafından tehdit olarak algılanabilir. Bunun sonucunda da içsel tarama davranışının gelişebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Her mide gurultusu, şişkinlik veya yorgunluk halinin ‘gıda intoleransı’ şüphesiyle değerlendirilmesi doğru değil. Anksiyete bozukluğuna sahip kişiler, kontrol ihtiyacı ve belirsizliklere tahammülsüzlük nedeniyle en azından ne yediklerini kontrol ederek rahatlama hissi yaşamak isterler. Ancak profesyonel destek almadan yapılan gıda kısıtlamaları, sadece fizyolojik yoksunluk yaratmakla kalmaz, aynı zamanda beden algısını da olumsuz etkiler” açıklamasında bulundu.

 

Şikayetlerin kaynağı araştırılmalı

Anksiyete bozukluğu olan bireylerde besin intoleransı şüphesiyle daha sık karşılaşılmasının, bilişsel çarpıtmalar ve bedensel duyumların yanlış yorumlanması olduğunu vurgulayan Unutmaz, “İntolerans testleri yardımıyla, beslenme planından bazı besin grupları bir uzman gözetiminde çıkartılarak kişide oluşan şikayetlerin devam edip etmediği gözlemlenebilir ya da bu duruma hangi zihinsel süreçlerin yol açtığı incelenebilir. Bu yaklaşım sayesinde, gereksiz kısıtlamaların önüne geçilerek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekleyen daha bütüncül bir yol izlenebilir” şeklinde konuştu.

 

Mide ve bağırsak ikinci beyin konumunda

Mide, beyinle çift yönlü bir iletişim halinde olduğu için yalnızca bir sindirim organı olarak değerlendirilmemeli diyen Unutmaz, “İkinci beyin olarak adlandırılan bağırsak sistemi de duygu durumla yakından ilişkili. Kaygı, stres, öfke ve korku gibi duygulara karşı mide bulantısı, iştahsızlık, kramp veya şişkinlik gibi fiziksel tepkiler oluşabiliyor. Bu nedenle, psikolojik süreçlerin midenin işleyişini doğrudan etkileyebileceği, aynı zamanda mide kaynaklı duyumların da zihinsel süreçleri tetikleyebileceği bilinmeli. Özellikle sosyal yaşamda yemek; bağ kurma, keyif alma ve kimlik ifade etme yollarından biri olduğu için bu alanın daralması; yalnızlaşma, sosyal kaygı ve yeme davranışlarında bozulma gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bireylerde ‘yanlış inançlar’ pekiştikçe, gıdalarla ilgili zorlayıcı düşünceler artabilir. Zamanla bu durum obsesif kompulsif eğilimleri veya sağlık kaygılarını güçlendirebilir” dedi.

Bunu da beğenebilirsin

Büyükşehir’den Hakkaniye Şehitliği’ne anlamlı dokunuş

5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Edirne’de Gerçekleştirildi

VAN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ KONSER MARATONUNA BURAY’LA BAŞLADI

Türküler yankılandı, Yeşil Çam perdeye taşındı

yonetim Eylül 1, 2025
Bu haberi paylaş
Facebook Twitter Email Yazdır
Önceki Haber Öğrenme süresince görmenin etkisi yüzde 83’tür
Sonraki Haber Sayılarla 13. TAYK-Eker Olympos Regatta Yelken Festivali 
yorum Yap

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Gelişmeler

Büyükşehir’den Hakkaniye Şehitliği’ne anlamlı dokunuş
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Edirne’de Gerçekleştirildi
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
VAN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ KONSER MARATONUNA BURAY’LA BAŞLADI
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Türküler yankılandı, Yeşil Çam perdeye taşındı
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
//

Marmara Hayat – Hayata Dair

Kurumsal

  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye

© 2022 Tasarım: AKTOR Bilişim. Tüm Hakları Gizlidir. Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz.

Join Us!

Subscribe to our newsletter and never miss our latest news, podcasts etc..

[mc4wp_form]
Zero spam, Unsubscribe at any time.

Okuma listesinden kaldırıldı

Geri Al
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifreni mi unuttun?