By using this site, you agree to the Privacy Policy and Terms of Use.
Kabul Et
  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye
Okuma: 2026’da Türkiye ekonomisi: Dengelenme mi, kırılganlık mı?
Paylaş
Marmara Hayat
Bildirimler
Son Haberler
KOSKEM’den yürek ısıtan müdahale; 1 haftada 38 kişi kurtarıldı
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Temiz duraklar, konforlu yolculuklar
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
BAŞKAN ÖMEROĞLU VE YILDIRIM’DAN KAYMAKAM ÇELİK’E HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Seymen Millet Bahçesi’nde yaz akşamları bir başka  
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Vali Aktaş, Spor Güvenliği Toplantısına Katıldı
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
  • Aile-Sağlık
  • cinayet
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi Haberleri
  • Flash Haber
  • Gündem
  • Kültür
  • Önemli Haber
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yurtiçi
Okuma: 2026’da Türkiye ekonomisi: Dengelenme mi, kırılganlık mı?
Paylaş
Yazı Botunu: Aa
Marmara HayatMarmara Hayat
Haber Ara
Mevcut bir hesabınız var mı? Kayıt olmak
Bizi takip et
© 2022 AKTOR Bilişim. Marmara Hayat. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz.
Marmara Hayat > Blog > Gündem > 2026’da Türkiye ekonomisi: Dengelenme mi, kırılganlık mı?
GündemTüm HaberlerYurtiçi

2026’da Türkiye ekonomisi: Dengelenme mi, kırılganlık mı?

yonetim
Son güncelleme: 2026/04/03 at 9:39 AM
Yazar: yonetim 5 Min Okuma
Paylaş
Paylaş

2026 TÜRKİYE EKONOMİSİ PANELİ

2026’da Türkiye ekonomisi: Dengelenme mi, kırılganlık mı?

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi ve Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmelerin ve 2026’ya ilişkin görünümün ele alındığı bir panel düzenledi. Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu’nun katıldığı panelde artan gıda enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin ekonomiye yansımaları değerlendirildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi ile Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi (BİLGİ CEFIS) Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmelerin ve 2026 yılına ilişkin görünümün ele alındığı bir panel düzenledi. Panelde 2025 yılında uygulanan dezenflasyon ve dengelenme politikalarının sonuçları değerlendirilirken, 2026 yılına girerken artan gıda enflasyonu, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkileri çok boyutlu olarak ele alındı. Kur dinamikleri, cari denge ve para politikasının karşı karşıya olduğu yeni kısıtlar panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serda Selin Öztürk moderatörlüğünde düzenlenen panelde, İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu konuşmacı olarak yer aldı.

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Serda Selin Öztürk, açılış konuşmasında 2025 yılının dezenflasyon süreci ile 2026 yılında öne çıkan yeni risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Panelde İran-İsrail gerilimiyle petrol fiyatlarında oluşan yukarı yönlü baskının enflasyon, üretim maliyetleri, kârlılıklar, cari açık ve döviz talebi üzerindeki etkileri ele alındı. Ayrıca gıda fiyatları ve arz yönlü gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisi ile enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisine yansımaları değerlendirildi.

‘Enflasyon iyileşirken başka dengesizlikler birikiyor’

2025 yılı Türkiye ekonomisini değerlendiren Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, enflasyonda yaşanan kısmi iyileşmeye rağmen ekonomide farklı alanlarda dengesizliklerin biriktiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Akat, “2025 yılında yüzde 3.6 büyümeye rağmen istihdamda bir artış yaşanmadığını görüyoruz. Yumuşak bir dezenflasyon olsa da verimlilik, rekabet gücü, talebin yapısı ve yatırımlar açısından ciddi sorunlarımız var ve bu sorunlar birikiyor. Bu tabloda enflasyon yükselmiyor, ancak düşmüyor da. Bu durum enflasyonun giderek yapışkan hale geldiğini gösteriyor. Böylesine tekrar eden, kronik bir hastalığa dönüşmüş enflasyon klasik mücadele yöntemleriyle çözülemez, daha köklü müdahaleler gerektiren bir operasyon işidir” dedi.

‘Fiyatlama davranışında belirgin bir kırılma yaşıyoruz’

Enflasyonla mücadelede politika alanının sınırlı olduğunu ve çözümün fiyatlama davranışının düzelmesi ile güvenin yeniden inşa edilmesine bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. M. Ege Yazgan, “2022’den itibaren Türkiye’de hizmetler sektöründe fiyatlama davranışında çok belirgin bir kırılma yaşıyoruz. Fiyatların değişme sıklığı artarken bu güncellemeler çok daha yüksek oranlarda yapılıyor. Hizmetler sektörü döviz kuru şoklarına cevabını fiyat hareketlerini yukarıya doğru çekerek veriyor. Bu ortamda yeni bir döviz kuru hareketi de benzer şekilde etki edecektir. Krediyi artırırsanız bu sadece fiyatlara yansır. Bu nedenle mevcut koşullarda politika alanı oldukça sınırlı” diye konuştu.

Mevcut ekonomik durumu iyileştirmek için üretimin artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yazgan, “Üretimi artırıcı yatırımları, gerekirse teşviklerle desteklemek gerekiyor. Kısa sürede sonuç alınabilecek alanlardan biri ise tarım. Arz tarafının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor” dedi.

‘Tarımsal arz ve verimlilikte gerileme yaşanıyor’

Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise artan gıda enflasyonunun arkasındaki yapısal sorunlara dikkat çekti. Türkiye’nin nüfus dinamikleri, göç ve turizm hareketliliği nedeniyle güçlü bir talep yapısına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Aslanoğlu, buna karşın tarımsal arz ve verimlilikte gerileme yaşandığını ifade etti. Prof. Dr. Aslanoğlu, “Planlama eksikliği ve günlük politikaların etkisiyle tarımla uğraşanların sayısı azalırken üretim verimliliği düşüyor. Bu durum temel bir yapısal sorun yaratıyor. Türkiye’nin arz kapasitesini artırmadan ve uzun vadeli, kapsamlı bir planlama yapmadan gıda enflasyonunu kalıcı biçimde düşürmek mümkün değil” dedi.

‘Jeopolitik gelişmeler ekonomi politikalarının yönünü belirleyebilir’

Türkiye ekonomisinin mevcut koşullarını ve önümüzdeki döneme ilişkin temel riskleri değerlendiren Prof. Dr. Aslanoğlu, jeopolitik gelişmelerin belirleyici rolüne dikkat çekti: “Bugün en büyük belirsizlik, bölgedeki gerilimlerin ne kadar süreceğidir. Sürecin kısa sürmesi halinde tablo yönetilebilir; ancak uzaması durumunda ekonomi politikası hedeflerinin ve çerçevesinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Bu süreçte büyümeden sert şekilde vazgeçmek ya da kurda ani ve sert hareketlere izin vermek ekonomiye zarar verir. Önümüzdeki dönemde iç talebin desteklendiği bir yapı sürerken enflasyonun görece yüksek seyretmesi olasıdır. Uzun vadede ise temel ihtiyaç, doğru fiyatların oluştuğu, beklentilerin çıpalandığı ve dış talebe dayalı büyüme ile desteklenen güçlü bir ekonomik çerçevedir” dedi.

 

Bunu da beğenebilirsin

KOSKEM’den yürek ısıtan müdahale; 1 haftada 38 kişi kurtarıldı

Temiz duraklar, konforlu yolculuklar

BAŞKAN ÖMEROĞLU VE YILDIRIM’DAN KAYMAKAM ÇELİK’E HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Seymen Millet Bahçesi’nde yaz akşamları bir başka  

yonetim Nisan 3, 2026
Bu haberi paylaş
Facebook Twitter Email Yazdır
Önceki Haber Gıda, Tarım ve Hayvancılık Komisyonu’ndan önemli ziyaretler
Sonraki Haber Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Keşanspor antrenmanını ziyaret ederek takıma baklava ikram etti. Keşan Kaymakamı’ndan Şampiyonluk Yolundaki Keşanspor’a Moral Ziyareti
yorum Yap

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Gelişmeler

KOSKEM’den yürek ısıtan müdahale; 1 haftada 38 kişi kurtarıldı
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Temiz duraklar, konforlu yolculuklar
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
BAŞKAN ÖMEROĞLU VE YILDIRIM’DAN KAYMAKAM ÇELİK’E HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Seymen Millet Bahçesi’nde yaz akşamları bir başka  
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
//

Marmara Hayat – Hayata Dair

Kurumsal

  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye

© 2022 Tasarım: AKTOR Bilişim. Tüm Hakları Gizlidir. Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz.

Join Us!

Subscribe to our newsletter and never miss our latest news, podcasts etc..

[mc4wp_form]
Zero spam, Unsubscribe at any time.

Okuma listesinden kaldırıldı

Geri Al
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifreni mi unuttun?