Red Bull Sporcusu Dario Costa Hareket Halindeki Trene İniş ve Kalkış Yaparak Dünyada Bir İlke İmza Attı
Dünyaca ünlü gösteri pilotu ve Red Bull sporcusu Dario Costa, Train Landing projesiyle Afyonkarahisar’da havacılık tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Costa, saatte 120 km hızla ilerleyen hareketli kargo trenine bir dakikadan kısa sürede iniş yapıp aynı noktadan yeniden havalanarak eşsiz manevrayı başarıyla tamamladı. Şiddetli türbülans ve değişken hava akımları altında kör iniş sırasında uçak, trenle senkronizasyon sağlamak için neredeyse durma noktasına yakın bir hız olan 87 km/s’ye kadar yavaşladı.
Dünyanın en önemli gösteri pilotlarından Red Bull sporcusu Dario Costa, Train Landing projesiyle Afyonkarahisar’da havacılık tarihine geçti. Kariyerinde 5 Guinnes Dünya Rekoru bulunduran Costa, Zivko Edge 540 akrobasi uçağıyla saatte 120 km hızla giden 9 vagonlu bir trenin son vagonunun üzerine kusursuz bir iniş gerçekleştirdi ve ardından aynı noktadan kalkış yaptı.
Yaklaşma aşamasında, saatte 120 km (65 knot) hızla ilerleyen tren, hedef vagon üzerindeki son kör yaklaşmadan yaklaşık 200 metre öncesine kadar pilot tarafından 45 derecelik bir açıyla görülebildi.
İniş anında, uçağın üç tekerleği aynı anda vagona temas etti. Hava akımı türbülansı ve hava hızının 120 km/s’ten 87 km/s’e (47 knot) keskin biçimde düşmesine rağmen, uzunlamasına ve yanal hizalama korunarak stabil temas sağlandı. Stabilizasyon sürecinde, hareket halindeki trenin oluşturduğu türbülans ve neredeyse minimum hava hızı koşullarında pilot sürekli aerodinamik düzeltmeler yaparak uçağın dengede kalmasını sağladı.
Kalkış aşamasında ise kontrollü hızlanma ile aynı vagon üzerinden anında dikey tırmanışa geçildi ve dünyada ilk kez gerçekleştirilen bu iniş–kalkış dizisi başarıyla tamamlandı.
Red Bull Sporcusu Dario Costa: “Sınırları Bir Kez Daha Yeniden Tanımladık”
Havacılık tarihinde daha önce denenmemiş bir meydan okumaya imza atan Red Bull sporcusu, bu tarihi anı, ” Train Landing, kariyerimde yer aldığım en zorlu ve yüksek hassasiyet gerektiren projelerden biriydi. Ölçülmesi ve yönetilmesi gereken çok sayıda değişken vardı; ancak en büyük sınav, yalnızca bilişsel odaklanma ve uçuş becerilerime güvenerek, son derece küçük ve hareketli bir piste neredeyse kör iniş gerçekleştirebilmekti. Zorluklarına rağmen bu süreç benim için eşsiz bir deneyim oldu. Bu projeyle, tarihte ilk kez bir uçak hareket halindeki bir trenle başarıyla etkileşime girerek en eski motorlu ulaşım araçlarından biri ile en yenisini bir araya getirdi. Yüksek hassasiyet, güçlü ekip çalışması ve karşılıklı güven gerektiren bu karmaşık projeyi planlandığı şekilde tamamlamış olmaktan gurur duyuyorum.” ifadeleriyle değerlendirdi.
Tarihe geçen trene iniş projesinde Dario Costa’nın teknisyenliğini yapan Filippo Barbero, Red Bull’un bir kez daha ilklere imza atmak için aylardır fizibilite çalışmaları yaptığını belirterek, “En kritik husus trenin hizalanmasıydı, bu yüzden mutlak hassasiyet gerekiyordu ve o bunu başardı. Dario gerçek bir sihirbaz, bu kadar zorlu bir projenin üstesinden sadece o gelebilirdi.” dedi.
120 km/s Hızla Giden Trene İniş ve Kalkış Yaptı
Train Landing’in en kritik unsurlarından biri, inişin sabit bir pist yerine, raylar üzerinde ilerleyen ve çıkabileceği maksimum hız olan 120 km/s seviyesinde hareket eden bir platforma yapılması.
Hareketli hedefle uçağın hız ve yön senkronizasyonunu kusursuz şekilde sağlayan İtalyan pilot Costa, 9 vagonlu kargo treninin son vagonunu iniş noktası olarak kullandı. Daha önce farklı platformlara iniş örnekleri bulunmasına rağmen, hareket eden bir tren üzerine iniş ve aynı noktadan kalkış, havacılık tarihinde ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Red Bull pilotu, rüzgar hızının 5 km seviyelerinde seyrettiği bu zorlu şartlarda kontrolü bir an bile kaybetmeyerek “hareketli trene iniş ve kalkış” manevralarını başarıyla gerçekleştirdi.
Kısıtlı Görüş Mesafesi, Maksimum Risk
Train Landing’in en büyük zorluklarından biri, iniş anında pilotun hedef noktayı neredeyse hiç görememesi oldu. Uçağın yaklaşma açısı ve trenin hareketi nedeniyle vagon, yalnızca son saniyelerde ve sınırlı bir görüş açısıyla görülebildi. Bu nedenle proje, aylar süren simülasyon çalışmaları ve özel antrenman süreçleriyle hazırlandı. Projenin mühendislerinden Petr Frantis tarafından geliştirilen bir lazer altimetre, iniş sırasında hassas yükseklik referansı sağlamak için entegre edildi ve Costa’nın kulaklığına sesli uyarılar göndererek yakınlığı belirlemesine yardımcı oldu.
Train Landing’in operasyonel zorluklarını artıran bir diğer unsur ise son derece sınırlı zaman penceresi oldu. IC İçtaş Zafer Uluslararası Havalimanı’ndan havalanan Dario Costa, iniş ve kalkış manevralarını 50 saniyede gerçekleştirdi. Denemenin başarısız olması durumunda tren operasyonunun yeniden hazırlanması yaklaşık 1 ila 1,5 saat sürdüğünden, bu dar zaman aralığı hata payını neredeyse sıfıra indirerek hem pilot hem ekip üzerindeki baskıyı ve operasyonel riski önemli ölçüde artırdı.
Projedeki bir diğer kritik meydan okuma ise trenin yarattığı aerodinamik etki ve türbülans oldu. İniş sırasında ölçülen rüzgâr yönü 5 km/s ve hava akımı değerleri ise 120 km/saat ile 87 km/saat arasında seyretti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Train Landing, başarıyla gerçekleştirildi.
İlhamını Kars’tan Alan Bir Dünya Projesi
Akrobasi uçağıyla hareket halindeki trene inişin hikâyesi, Dario Costa’nın Türkiye ile kurduğu özel bağa dayanıyor. Costa, daha önce Red Bull adına dünya rekoru kırdığı Tunnel Pass projesinin ardından, yeni bir uçuş fikrinin fizibilitesi için Türkiye’de bulunduğu sırada Kars’ta gördüğü nostaljik bir yolcu treninden ilham aldı. Bu karşılaşma, zamanla hareket eden bir tren üzerine iniş fikrinin temellerini attı.
Yapılan kapsamlı analizler ve saha çalışmaları sonucunda, projenin gerçekleştirileceği lokasyon olarak Afyonkarahisar belirlendi. Bölgenin coğrafi yapısı, demiryolu altyapısı ve operasyonel koşulları, Train Landing’in kontrollü ve güvenli şekilde hayata geçirilmesine olanak sağladı. Costa’nın o anki vizyonu ve yapılan sayısız teknik analiz, bugün Türkiye’de tarihi bir başarıya dönüştü.
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Afyonkarahisar Valiliği, TCDD Genel Müdürlüğü ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin destekleriyle hayata geçirilen Train Landing projesi, Dario Costa’nın kariyerindeki en teknik ve hassas meydan okumalardan biri oldu. 2024’ün son aylarında başlayan hazırlık sürecinde mühendislik ve uçuş ekipleri, hareket halindeki bir platforma inişi mümkün kılmak için projeye özel simülasyonlar ve kontrollü testler gerçekleştirdi. Bu zorlu ve titiz hazırlık süreci, Red Bull pilotunun havacılık tarihine geçmesiyle sonuçlandı.
RIMAC ile İnovatif Hazırlık Süreci
Afyonkarahisar’daki uçuş öncesinde, iniş hassasiyetini test etmek amacıyla Hırvatistan’ın Pula kentinde özel bir deneme gerçekleştirildi. Projede RIMAC iş birliği ile, Navera model araç kullanılarak hareketli bir platform üzerine iniş senaryosu simüle edildi. Proje boyunca toplam 5 kilo veren Dario Costa, bu projeye özel geliştirilen simülasyon teknolojileriyle hazırlandı. Sürekli gerçek uçuş denemesi yapmanın mümkün olmadığı bu zorlu projede, inovatif antrenman teknikleri kritik rol oynadı.









