Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Üzengili Köyü yakınlarında bulunan ve halk arasında Nuh’un Gemisi’nin izi olarak bilinen Durupınar Formasyonu’nda gerçekleştirilen yeni bilimsel çalışmalar, bölgenin jeolojik yapısı hakkında dikkat çekici bulgular ortaya koydu. Uzun yıllardır efsanelere konu olan bu alanda, ilk kez kapsamlı toprak analizleri yapıldı.

Araştırma, 2024 yılında bölgedeki bitki örtüsü farklılıklarının gözlemlenmesi üzerine başlatıldı. Toprak bilimci Bill Crabtree ve Atatürk Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Salih Bayraktutan’ın koordinasyonunda yürütülen çalışmada, formasyonun hem iç hem de dış kesimlerinden toplam 88 toprak örneği alındı. Bu örnekler, laboratuvar ortamında detaylı analizlere tabi tutuldu.
Toprak Analizleri Farklılıkları Ortaya Koydu
Yapılan analizler sonucunda, Durupınar Formasyonu’nun sıradan bir jeolojik oluşumdan farklı olabileceğine işaret eden önemli veriler elde edildi. Formasyonun iç kısmındaki toprakta organik madde oranı %2,93 olarak ölçülürken, çevresindeki doğal zeminlerde bu oran %0,98’de kaldı. Bu, formasyon içindeki toprağın organik madde açısından belirgin şekilde daha zengin olduğunu gösteriyor.

Analizlerde ayrıca, potasyum (K₂O) değerinin formasyon içinde %46,6 daha yüksek olduğu belirlenirken, pH değerinin ise iç alanda daha düşük olduğu tespit edildi. Bilim insanları, bu ölçülen farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğunu vurguladı. Özellikle yüksek organik madde ve potasyum seviyelerinin, geçmişte bölgede uzun süreli bir organik yapının ayrışmasıyla uyumlu sonuçlar verdiğini belirttiler.
Araştırmalar Devam Edecek
Araştırma ekibi tarafından yapılan değerlendirmede, “Formasyon içindeki toprak, çevresine göre belirgin şekilde farklıdır. Bu durum, geçmişte burada büyük bir organik yapının bulunmuş olabileceğini düşündürmektedir” ifadeleri kullanıldı. Bölgede bilimsel çalışmaların devam edeceği ve 2026 yılı içinde jeofizik ve jeolojik araştırmaların genişletilerek formasyonun yer altı yapısının daha detaylı incelenmesinin hedeflendiği bildirildi. Durupınar Formasyonu, Nuh’un Gemisi ile olan potansiyel bağlantısıyla yıllardır ilgi çekerken, bu yeni bilimsel veriler bölgenin sadece bir efsane olmadığını, aynı zamanda araştırılması gereken önemli bir jeolojik alan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.



