Göz kapağı düşüklüğü (pitozis), yalnızca estetik bir görünüm sorunu olarak değil; görme alanını daraltabilen, günlük yaşam kalitesini etkileyebilen önemli bir göz sağlığı problemi olarak değerlendirilmelidir. Pitozis tedavisinde uygulanacak cerrahi yöntem, düşüklüğün derecesine, altta yatan nedene ve göz kapağını kaldıran kasların fonksiyonuna göre planlanır. Bu yöntemlerden biri olan Müller Kas Rezeksiyonu, uygun hastalarda izsiz bir cerrahi seçenek olarak öne çıkmaktadır.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İsmail Diri, izsiz yöntemini şu sözlerle açıklıyor:
“Müller Kas Rezeksiyonu yönteminde, operasyonu göz kapağının dışından değil, iç yüzeyinden gerçekleştiriyoruz. Bu sayede cilde hiçbir kesi atmıyoruz. Hastalarımız ameliyat sonrası aynaya baktıklarında herhangi bir dikiş izi görmüyorlar. Bu teknik, özellikle göz yapısının doğallığını bozmadan kapağın milimetrik olarak yukarı kaldırılmasını sağlıyor.”
Tedavi Kişiye Özel Planlanmalıdır
Göz kapağı düşüklüğü farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Doğuştan gelen pitoz, yaşa bağlı kas gevşemeleri veya sinir iletimine bağlı durumlar birbirinden farklı cerrahi yaklaşımlar gerektirir.
Müller kas rezeksiyonu, özellikle hafif ve orta dereceli pitoz vakalarında, Müller kasının yeterli fonksiyona sahip olduğu durumlarda tercih edilen bir yöntemdir.
İzsiz Cerrahi Uygun Hastalarda Önemli Bir Avantaj Sağlar
Bu yöntemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, cerrahinin tamamen göz kapağının iç kısmından yapılmasıdır. Cilt kesisi olmadığı için:
- Dışarıdan görülebilen dikiş izi oluşmaz
- Ameliyat sonrası iyileşme süreci genellikle daha konforludur
- Estetik kaygılar minimal düzeyde tutulur
Ancak her izsiz yöntem her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle hasta seçimi büyük önem taşır.
Müller Kas Rezeksiyonu Kimler İçin Uygundur?
Bu cerrahi yöntem:
- Hafif–orta dereceli göz kapağı düşüklüğü olan
- Müller kas fonksiyonu yeterli bulunan
- Göz kapağı kaldırıcı ana kası (levator) sağlam olan
- Ayrıntılı muayene ve testler sonrası uygunluğu belirlenen
hastalarda tercih edilir. İleri derecede pitoz veya kas fonksiyonunun zayıf olduğu durumlarda farklı cerrahi teknikler gündeme gelebilir.
Ameliyat Öncesi Değerlendirme Cerrahinin Başarısını Doğrudan Etkiler
Müller kas rezeksiyonu öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılır. Göz kapağı düşüklüğünün derecesi, kas fonksiyonları ve göz yüzeyi sağlığı dikkatle değerlendirilir. Aynı zamanda bazı damlalarla yapılan testler, bu cerrahiden fayda görüp görmeyeceğinizi öngörmede yardımcı olabilir.
Ameliyat Süreci ve Sonrası
Müller kas rezeksiyonu genellikle kısa süren bir işlemdir ve çoğu zaman lokal anestezi altında uygulanır. Ameliyat sonrasında:
- Hafif şişlik ve kızarıklık görülebilir
- İyileşme süreci genellikle hızlıdır
- Günlük yaşama dönüş çoğu hastada kısa sürede mümkündür
Ameliyatın nihai sonucu ise ödemlerin azalmasıyla birlikte daha net değerlendirilir.
Amaç Fonksiyonel ve Dengeli Bir Sonuç Elde Etmektir
Pitoz cerrahisinde temel hedef, göz kapağının görme alanını engellemeyecek şekilde ve yüzle uyumlu bir seviyeye getirilmesidir. Simetri, kapak yüksekliği ve göz sağlığının korunması cerrahinin temel prensipleri arasında yer almaktadır.
“Müller kas rezeksiyonu, doğru hasta grubunda uygulandığında hem fonksiyonel hem de estetik açıdan yüz güldürücü sonuçlar sağlayabilen bir yöntemdir. Ancak her göz kapağı düşüklüğü için tek bir cerrahi yaklaşım yoktur. En doğru tedavi planı, ayrıntılı muayene ve kişiye özel değerlendirme sonrasında belirlenmelidir.”








