By using this site, you agree to the Privacy Policy and Terms of Use.
Kabul Et
  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye
Okuma: Medya baskısı yeme bozukluğunu besliyor!
Paylaş
Marmara Hayat
Bildirimler
Son Haberler
2025’te 4 bin vatandaşa hasta karyolası
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Yenilenen Darıca Özbay Sokak’ta mesaiye devam
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Derince’de Aranan Şahıs Yakalandı!
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
5 Okulda Eğitime Ara Verildi
Eğitim Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Tarım Akademisi ilk mezunlarını verdi
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
  • Aile-Sağlık
  • cinayet
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi Haberleri
  • Flash Haber
  • Gündem
  • Kültür
  • Önemli Haber
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yurtiçi
Okuma: Medya baskısı yeme bozukluğunu besliyor!
Paylaş
Yazı Botunu: Aa
Marmara HayatMarmara Hayat
Haber Ara
Mevcut bir hesabınız var mı? Kayıt olmak
Bizi takip et
© 2022 AKTOR Bilişim. Marmara Hayat. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz.
Marmara Hayat > Blog > Aile-Sağlık > Medya baskısı yeme bozukluğunu besliyor!
Aile-SağlıkGündemTüm HaberlerYurtiçi

Medya baskısı yeme bozukluğunu besliyor!

yonetim
Son güncelleme: 2025/09/18 at 11:01 AM
Yazar: yonetim 5 Min Okuma
Paylaş
Paylaş

Farklı beden tipleri normalleştirilmeli!

Medya baskısı yeme bozukluğunu besliyor!

Birçok farklı özellikte yeme bozukluğu olduğunu belirten uzmanlar, en sık görülenlerden birinin anoreksiya nervoza olduğunu söylüyor. 

Anoreksiya nervozanın psikolojik, biyolojik ve genetik faktörlerin bir araya gelmesiyle geliştiğini aktaran Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Erken dönem bağlanma sorunları, ebeveyn tutumları, düşük öz saygı ve olumsuz yaşam olayları yeme patolojisine zemin hazırlar.” dedi. Genç kadınlarda daha sık görülse de her yaş ve cinsiyette anoreksiya nervoza ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Hüseyin, kalp ritmi bozukluklarından kemik erimesine kadar ciddi fiziksel ve psikolojik sonuçlara yol açabildiğini ifade etti. Hüseyin ayrıca, yanlış beden algısının, kilo alma korkusunu besleyerek sağlıksız yeme davranışlarını tetiklediğini söyledi ve toplumda farklı beden tiplerinin normalleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, anoreksiya nervozanın nedenleri, belirtileri, sağlık riskleri ve tedavisi ile toplumdaki beden algısının rolü hakkında açıklamalarda bulundu.

Her bir yeme bozukluğu kendine özgü özellikler taşır…

Hemen hemen herkes tarafından bilinen anoreksiya nervoza dışında da çeşitli yeme bozuklukları olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “En sık görülenler anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğudur. Bunların dışında pika, kaçıngan/kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğu ve gece yeme sendromu da diğer yeme bozuklukları arasında sayılabilir.” dedi.

Yeme bozukluklarının farklılıklarına değinen Hüseyin, şunları söyledi:

“Bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme nöbetleri ile karakterizedir. Kişi kontrol kaybı yaşar, hızla yedikten sonra kusma, aşırı egzersiz veya müshil kullanımı gibi telafi davranışları gösterebilir. Bigoreksiya (kas dismorfisi), kişinin kas kütlesini artırma ve yağ oranını azaltma takıntısıdır; çoğunlukla sporcularda görülür. Drankoreksiya, kalori kısıtlaması yerine aşırı alkol tüketimiyle enerji ihtiyacını karşılama biçimidir. Diabulimiya, diyabet hastalarının insülin kullanımını kilo kontrolü amacıyla bilinçli olarak kısıtlamasıdır. Ortoreksiya nervoza, sağlıklı beslenme takıntısı ile başlar; yalnızca ‘temiz’ veya ‘sağlıklı’ kabul edilen yiyecekleri tüketme konusunda aşırı kaygı vardır.”

Anoreksiya nervozada psikolojik, biyolojik ve genetik etkenlerin birlikte rol alıyor!

En sık karşılaşılan anoreksiya nervozanın psikolojik, biyolojik ve genetik boyutlarda geliştiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Kişiler duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını ayırt etmekte zorlanır. Erken dönem bağlanma sorunları, ebeveyn tutumları, düşük öz saygı ve olumsuz yaşam olayları yeme patolojisine zemin hazırlar. Aşırı kontrol ve kimlik çabası, aşırı zayıf olma uğraşıyla sonuçlanabilir.” dedi.

Biyolojik olarak anoreksiya hastalarının beyin görüntüleme çalışmalarında serebral atrofi ve ventriküllerde genişleme olduğunun ortaya çıktığını kaydeden Hüseyin, genetik bakımından da yapılan ikiz çalışmalarına göre anoreksiya nervoza kalıtsallığının yüzde 28 ila 74 arasında değiştiğine dikkat çekti.

Anoreksiya nervoza ciddi fiziksel ve psikolojik etkiler yaratır…

Anoreksiya nervozanın kişinin aynadaki yansıması ile gerçek görünümü arasında uçurum oluşturduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Kişi kendini olduğundan çok daha kilolu görür. Bu algı, kilo alma korkusunu artırır ve sağlıksız yeme alışkanlıklarına yol açar.” dedi.

Sürekli ‘yeterince ince değilsin’ düşüncesinin, kişinin sosyal ortamlardan kaçmasına, yemek yemekten suçluluk duymasına ve kendini sürekli kontrol etme ihtiyacına neden olduğunu dile getiren Hüseyin, “Genellikle 12–25 yaş aralığındaki genç kadınlarda daha sık görülür, ancak erkeklerde ve diğer yaş gruplarında da rastlanabilir. Çocukluk ve ileri yaşta da ortaya çıkabilir. Anoreksiya nervoza ciddi fiziksel ve psikolojik etkiler yaratır. Kalp ritmi düzensizlikleri, düşük tansiyon, kas kaybı, kemik yoğunluğunda azalma, hormonal dengesizlikler sık görülür. Uzun süreli beslenme eksikliği organ yetmezliğine ve ölümcül sonuçlara yol açabilir.” açıklamasını yaptı.

Çeşitli beden tiplerinin normalleştirilmesi önemli!

Anoreksiya nervozanın multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Beslenme düzeni oluşturulmalı, gerekirse hastane yatışı uygulanmalı. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) ile olumsuz düşünce ve inançlar değiştirilmeli. Grup terapisi ve yakın çevrenin desteği iyileşmeyi hızlandırır. Kişinin sağlıklı beden algısı kazanması, sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesi ve kendine şefkat göstermesi desteklenmeli.” dedi.

Toplumdaki güzellik ve ideal vücut algısının anoreksiya nervozayı tetikleyebildiğine işaret eden Hüseyin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Medya ve sosyal medyada sürekli idealize edilen beden imajları, özellikle gençlerin kendilerini başkalarıyla kıyaslamasına ve sağlıksız davranışlara yönelmesine neden olur. Sosyal kabul arzusuyla sağlıksız diyetler ve aşırı kilo kontrolü ortaya çıkabilir. Bu nedenle toplumsal farkındalığın artırılması, sağlıklı beden imajlarının medya ve sosyal platformlarda temsil edilmesi ve çeşitli beden tiplerinin normalleştirilmesi önemlidir.”

Bunu da beğenebilirsin

2025’te 4 bin vatandaşa hasta karyolası

Yenilenen Darıca Özbay Sokak’ta mesaiye devam

Derince’de Aranan Şahıs Yakalandı!

5 Okulda Eğitime Ara Verildi

yonetim Eylül 18, 2025
Bu haberi paylaş
Facebook Twitter Email Yazdır
Önceki Haber Egzersiz Yaşlanmayı Geciktiriyor, Yürüyen Daha Genç Kalıyor
Sonraki Haber Dilovası Belediyesi Yeni Hizmet Binası İçin İhaleye Çıkıyor
yorum Yap

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Gelişmeler

2025’te 4 bin vatandaşa hasta karyolası
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Yenilenen Darıca Özbay Sokak’ta mesaiye devam
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
Derince’de Aranan Şahıs Yakalandı!
Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
5 Okulda Eğitime Ara Verildi
Eğitim Gündem Tüm Haberler Yurtiçi
//

Marmara Hayat – Hayata Dair

Kurumsal

  • Arşiv
  • İlgi Alanlarını Özelleştir
  • Kaydedilen Haberler
  • Künye

© 2022 Tasarım: AKTOR Bilişim. Tüm Hakları Gizlidir. Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz.

Join Us!

Subscribe to our newsletter and never miss our latest news, podcasts etc..

[mc4wp_form]
Zero spam, Unsubscribe at any time.

Okuma listesinden kaldırıldı

Geri Al
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifreni mi unuttun?