GENÇ DİŞ HEKİMLERİ GELECEK İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR SİSTEM İSTİYOR
Türkiye’de diş hekimliği alanında son yıllarda hızla değişen dengeler, mesleğin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Eğitimden istihdama, uzmanlık süreçlerinden sağlık politikalarına kadar birçok başlıkta yaşanan gelişmeler, özellikle genç diş hekimlerinin geleceğine ilişkin önemli soruları beraberinde getiriyor. Mesleğin önümüzdeki yıllardaki yönünü belirleyecek bu gelişmeler, diş hekimliği alanında kapsamlı ve sürdürülebilir bir dönüşüm ihtiyacını da açıkça ortaya koyuyor.
Son yıllarda artan diş hekimliği fakülteleri, değişen sağlık politikaları ve uzmanlık sınavlarına yönelik yeni düzenlemeler, meslek içinde yeni bir yapılanma ihtiyacını ortaya koyarken; uzmanlar bu sürecin doğru planlanması halinde Türkiye’nin ağız ve diş sağlığı alanında önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, diş hekimlerinin yalnızca tedavi sunan sağlık profesyonelleri değil, aynı zamanda toplum sağlığının korunmasında kilit rol oynayan bir meslek grubu olduğunu vurguladı.
Ağız ve diş sağlığı toplum sağlığının temel parçası
Dünya genelinde ağız ve diş sağlığı hastalıklarının en yaygın sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akarken, koruyucu sağlık politikalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Akarken, “Diş hekimliği yalnızca tedavi odaklı bir alan değildir. Aynı zamanda toplum sağlığının korunmasında çok kritik bir rol üstlenmektedir. Erken teşhis, koruyucu uygulamalar ve düzenli kontroller sayesinde hem bireylerin yaşam kalitesi artmakta hem de sağlık sisteminin üzerindeki yük önemli ölçüde azalmaktadır” dedi.
Türkiye’de ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akarken, bu gelişimin sürdürülebilir olması için eğitim ve istihdam planlamasının dengeli şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Aile Sağlığı Merkezlerinde diş hekimi uygulaması hayata geçirilmeli
Genç diş hekimlerinin mesleki geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akarken, bir yandan mezun sayısının arttığını, diğer yandan kamuda istihdam alanlarının yeterince genişletilemediğini belirterek özellikle bir süredir gündemde olan Aile Sağlığı Merkezlerinde ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulmasına yönelik diş hekimi uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Akarken, “Birinci basamak sağlık hizmetlerinde ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi hem toplum sağlığı açısından hem de genç diş hekimlerinin istihdamı açısından önemli bir adımdır. Aile Sağlığı Merkezlerinde diş hekimi uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesi, hem koruyucu diş hekimliği hizmetlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacak hem de atanamayan diş hekimlerimizin kamuda istihdam edilmesine önemli bir imkân oluşturacaktır.” dedi.
Genç diş hekimleri için güçlü bir gelecek mümkün
Türkiye’nin genç ve dinamik bir diş hekimi kadrosuna sahip olduğunu belirten Akarken, doğru planlama ile bu potansiyelin önemli bir avantaja dönüşebileceğini ifade ederek, “Türkiye’de ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin daha erişilebilir hale gelmesi için birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Koruyucu diş hekimliği uygulamalarının yaygınlaştırılması hem toplum sağlığını koruyacak hem de sağlık sisteminin üzerindeki yükü azaltacaktır. Bu süreçte genç diş hekimlerimizin mesleki birikiminden daha etkin şekilde yararlanılması mümkündür.” diye konuştu.
Uzmanlık süreci mesleki gelişimin önemli bir parçası
Son dönemde diş hekimliği uzmanlık süreci ve sınav sistemine yönelik tartışmaların gündemde yer aldığını belirten Akarken, bu sürecin mesleki gelişim açısından önemine dikkat çekti.
Akarken, “Uzmanlık eğitimleri diş hekimliğinde bilimsel gelişimin en önemli araçlarından biridir. Ancak bu süreç planlı ve sürdürülebilir bir yapı içinde yürütülmelidir. Hem eğitim kalitesinin korunması hem de meslektaşlarımızın kariyer planlarını sağlıklı yapabilmesi için istikrarlı ve öngörülebilir bir sistem büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye ağız ve diş sağlığında büyük potansiyele sahip
Türkiye’nin sağlık altyapısı ve genç hekim kadrosu sayesinde ağız ve diş sağlığı alanında güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Akarken, bu potansiyelin doğru politikalarla çok daha ileri taşınabileceğini söyleyerek, “Diş hekimliği mesleği yalnızca tedavi hizmeti sunan bir alan değil, aynı zamanda toplum sağlığını doğrudan etkileyen stratejik bir sağlık alanıdır. Bu nedenle eğitimden istihdama kadar tüm süreçlerin bilimsel veriler doğrultusunda planlanması, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve genç diş hekimlerimizin mesleki birikimlerinin değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” açıklamasını yaptı.










