İBB BAŞKANVEKİLİ NURİ ASLAN; “MİLLETİN EVİ OLAN SARAÇHANE’DE DE HALKIMIZ BÜYÜK BİR DİRENİŞ GÖSTERDİ”
ASLAN; “MİLLİ İRADEDEN ÜSTÜN HİÇBİR GÜÇ YOKTUR”
15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirilen hain darbe girişiminde yaşamını yitiren şehitler, İBB önünde anıldı. Anma töreninde konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Demokrasi ekmek gibi, su gibi hayati bir ihtiyaçtır. Demokrasinin, hukukun ve adaletin olmadığı bir yerde ne refah olur, ne güvenlik, ne de kalkınma. İşte bu yüzden, 10 yıl önce milli iradeye kast edenlere vereceğimiz en güçlü, en net cevap; demokrasimizi daha da güçlendirmek ve her koşulda millet iradesine amasız, fakatsız saygı göstermektir. Bunun temelinde ise hakkı, hukuku ve adaleti korumak vardır. Hakkımıza, hukukumuza ve adaletimize sıkı sıkı sahip çıkmak, 15 Temmuz gecesi kaybettiğimiz kahraman şehitlerimize olan en büyük borcumuzdur. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz’un ve bu toprakların tüm kahraman şehitlerine Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve asil milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Fedakar gazilerimize şükran ve minnetlerimi sunuyorum. Cenab-ı Allah bizlere bir daha böyle kara geceler, benzer karanlık günler yaşatmasın” dedi.
15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirilen hain darbe girişiminde yaşamını yitiren şehitler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Saraçhane’deki merkez binası önünde anıldı. “Şehitler Panosu” önünde gerçekleştirilen anmaya; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı, İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş, İBB Meclisi MHP Grup Başkanvekili Orkun Ayhan, İBB Meclisi BBP Grup Başkanvekili Dursun Çağlayan, İBB Meclis Üyeleri, bürokratlar ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan anma töreninde sırasıyla Grup Başkanvekilleri ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan birer konuşma yaptı.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın konuşması şu şekilde;
“Bundan tam on yıl önce, milletimizin iradesine karşı hain bir darbe girişimiyle, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçen karanlık bir geceyle karşı karşıya kaldık. Hain bir terör örgütü ülkemizi, geleceğimizi ve özgürlüğümüzü ele geçirmeye çalıştı. Gazi meclisimize bombalar yağdırdılar, halkımızın iradesine kast etmeye kalktılar. Bu, topraklarımızda gördüğümüz ilk darbe kalkışması değildi; ama her darbe gibi çok acıydı, çok hainceydi. Fakat o karanlık gecede milletimiz, egemenliğini kimseye teslim etmeyeceğini tüm dünyaya gösterdi. Tüm partilerden milletvekillerimiz parlamentoda, halkımız sokaklarda direndi. Canımız, kanımız pahasına demokrasimizi müdafaa ettik. 15 Temmuz hain darbe girişimine ve her türlü askeri-sivil darbeye karşı duruş, siyaset üstü bir duruştur. Bu duruş, kanla, irfanla kazandığımız Cumhuriyet’imizi canımız pahasına koruma duruşudur. Bu duruş, halkımızın sarsılmaz iradesinin ve ferasetinin duruşudur. Ve bu duruş, ilelebet koruyacağımız tek duruştur.”
“MİLLETİN EVİ OLAN SARAÇHANE’DE DE HALKIMIZ BÜYÜK BİR DİRENİŞ GÖSTERDİ”
“Milletin evi olan Saraçhane’de de halkımız büyük bir direniş gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediyemizi işgal etmeye çalışan karanlık odaklara geçit vermedi. Tam 13 vatandaşımız tam burada, Saraçhane’de şehit düştü. O anları ve ödediğimiz bedeli hiç unutmamak için yükselen 15 Temmuz Şehitler Saraçhane Anıtı bizlere her gün egemenliğin, vatanın ve demokrasinin değerini göstermektedir. Bizler, ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ diyen Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüyenleriz. Hiçbir gücün milletimizin iradesinden üstün olmadığını, olamayacağını en iyi bilenleriz. Her yerde ve her koşulda haykırıyoruz: Milletin iradesini hiçbir terör örgütü, hiçbir karanlık güç, zihni ve aklı kirli hiçbir kimse yenemez. 15 Temmuz gecesinden almamız gereken en büyük ders de budur: Milli iradeden üstün hiçbir güç yoktur.”
“10 YIL ÖNCE MİLLİ İRADEYE KAST EDENLERE VERECEĞİMİZ EN GÜÇLÜ, EN NET CEVAP; DEMOKRASİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEK VE HER KOŞULDA MİLLET İRADESİNE AMASIZ, FAKATSIZ SAYGI GÖSTERMEKTİR”
“Demokrasi ekmek gibi, su gibi hayati bir ihtiyaçtır. Demokrasinin, hukukun ve adaletin olmadığı bir yerde ne refah olur, ne güvenlik, ne de kalkınma. İşte bu yüzden, 10 yıl önce milli iradeye kast edenlere vereceğimiz en güçlü, en net cevap; demokrasimizi daha da güçlendirmek ve her koşulda millet iradesine amasız, fakatsız saygı göstermektir. Bunun temelinde ise hakkı, hukuku ve adaleti korumak vardır. Hakkımıza, hukukumuza ve adaletimize sıkı sıkı sahip çıkmak, 15 Temmuz gecesi kaybettiğimiz kahraman şehitlerimize olan en büyük borcumuzdur. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz’un ve bu toprakların tüm kahraman şehitlerine Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve asil milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Fedakar gazilerimize şükran ve minnetlerimi sunuyorum. Cenab-ı Allah bizlere bir daha böyle kara geceler, benzer karanlık günler yaşatmasın.”
İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı da konuşmasında şu ifadeleri kullandı;
“EGEMENLİK, KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”
“Bugün, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen hain darbe girişiminin 10. yıl dönümündeyiz. O gece hedef alınan yalnızca devlet kurumları, Türkiye Büyük Millet Meclisi , İstanbul Büyükşehir Belediyesi ya da kamu binaları değildi. Hedef alınan; milletin egemenliği, halkın seçme hakkı ve demokratik düzenimizdi. Ancak 15 Temmuz gecesi milletimiz, siyasi görüşü, yaşam biçimi ve dünya görüşü ne olursa olsun, demokrasisine sahip çıktı. Tankların önüne geçen, meydanları dolduran ve darbecilere geçit vermeyen halkımız, egemenliğin gerçek sahibinin kim olduğunu bir kez daha bütün dünyaya gösterdi. 15 Temmuz’un en önemli mesajı şudur: Bu ülkede millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Ne silahlı yapılar, ne vesayet odakları, ne atanmışlar ne de kendisini milletin kararından üstün gören herhangi bir makam, halkın iradesini ortadan kaldıramaz. Kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesi, 15 Temmuz gecesi milletimizin cesaretiyle bir kez daha hayat bulmuştur. Bu nedenle 15 Temmuz’u anmak, yalnızca geçmişte yaşanan hain bir kalkışmayı lanetlemek değildir. 15 Temmuz’u gerçekten anlamak; bugün de millet iradesine yönelen her türlü müdahaleye aynı kararlılıkla karşı çıkmaktır. Çünkü darbeler her zaman tankla, tüfekle ve üniformayla gerçekleşmez. Bazen halkın sandıkta verdiği kararın tanınmamasıyla, bazen seçilmişlerin yerine atanmışların getirilmesiyle, bazen siyasi partilerin iradesinin mahkeme kararlarıyla şekillendirilmeye çalışılmasıyla, bazen de yargının siyaset alanına müdahale etmesiyle millet iradesi hedef alınabilir. 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı, halkın seçtikleri görevlerinden uzaklaştırılacak, onların yerine atanmışlar getirilecek, siyaset baskı altına alınacak ve demokratik haklar ortadan kaldırılacaktı. Siyasi tarihimizde darbelerin acısını yaşamış bir ülkenin evlatları olarak nereden gelirse gelsin asla darbelere geçit vermeyeceğiz. Unutulmamalıdır ki, demokrasinin karşılaştığı her sorun, daha fazla demokrasiyle ve Anayasamız ile tanınmış demokratik hakları korumakla aşılacaktır. Anayasalar toplum sözleşmesidir. Toplumda barış, huzur ve adalet ancak ve ancak Anayasal demokratik hakların korunması ile sağlanır. Demokrasiler baskı rejimleri ile değil, halkın iradesine saygı ile korunur. Partimizin darbelere karşı tavrı dün de bugün de nettir. Biz 27 Mayıs’a da, 12 Mart’a da, 12 Eylül’e de, 15 Temmuz’a da karşı çıktık. Aynı şekilde millet iradesini yok sayan sivil, darbelere de siyasi darbelere de karşı çıkıyoruz. Çünkü bizim ilkemiz değişmemiştir: Seçimle gelen, seçimle gider. 15 Temmuz gecesi, dönemin Grup Başkan Vekili olan Genel Başkanımız Sn Özgür Özel, TBMM bombalanırken Cumhuriyet Halk partisi grubunu, TBMM’yi yani halkın iradesini korumaya davet etmiş ve bombalar altında Milletvekilleri ile birlikte Meclis terk etmemiştir. O kara gecede milletimiz, demokrasimize yönelik silahlı saldırıyı nasıl püskürttüyse, bugün de demokrasiye yönelen her türlü müdahaleyi yine hukukla ve halkın ortak iradesiyle aşacaktır. Hiç kimse milletin kararından korkmamalıdır. Halkın kararına güvenmek, demokrasiye güvenmektir. Milletin iradesini kabul etmek, Cumhuriyet’e ve hukuk devletine sahip çıkmaktır. Dileğimiz ve mücadelemiz; ülkemizin bir daha ne 15 Temmuz gibi hain kalkışmaları ne de halkın iradesini gasp etmeye yönelik başka girişimleri yaşamamasıdır. Bu vesileyle, bundan 10 yıl önce hain darbe girişimine karşı demokrasiyi savunurken hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyor, gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyorum. 15 Temmuz gecesi halkımızın ortaya koyduğu irade bize bir kez daha göstermiştir: Bu ülkenin geleceğine hiçbir vesayet odağı değil, millet karar verecektir. Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir”
İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş da şöyle konuştu;
“RABBİM MİLLETİMİZE BİR DAHA BÖYLE İHANETLER YAŞATMASIN”
“Bugün burada, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin önünde bulunan 15 Temmuz Şehitleri Panosu’nun önünde; vatanı, bayrağı, ezanı ve millet iradesini korumak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anmak için bir araya geldik. 15 Temmuz’un üzerinden yıllar geçti. Ancak o gece yaşadıklarımızı unutmak mümkün değildir. Ben de o gecenin şahidiyim. O gün evimde televizyon karşısında gelişmeleri izleyen biri değildim. Darbe girişimi haberini alır almaz ilçe başkanı olarak teşkilat mensuplarımızı aradım. Hep birlikte sokaklara çıktık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın milletimizi meydanlara davet eden çağrısının ardından milyonlar gibi bizler de bulunduğumuz yerlerde demokrasimize sahip çıkmak için meydanlardaydık. O gece insanların yüzünde korkudan çok kararlılık vardı. Çünkü mesele bir hükümet meselesi değildi. Mesele milletin iradesiydi. Mesele bayrağımızın inmemesiydi. Mesele ezanlarımızın susmamasıydı. Mesele vatanımızın bölünmemesiydi. Saraçhane ise o gecenin en önemli direniş merkezlerinden biri oldu. Tankların, silahların ve tehditlerin karşısında insanlar sadece cesaretleriyle durdular. Bu meydan 17 şehidini verdi. O şehitlerden biri Faslı bir kardeşimizdi. Gazilerimizin arasında Suriyeli ve Iraklı kardeşlerimiz de vardı. Bu durum bize şunu göstermektedir: 15 Temmuz gecesi insanlar kökenlerine, memleketlerine ya da kimliklerine göre değil; Türkiye’nin geleceği, demokrasisi ve bağımsızlığı için omuz omuza durdular. Ve günlerce süren demokrasi nöbetleri tuttuk. Şehzadebaşı’nda, Saraçhane’de ve İstanbul’un dört bir yanında sabahlara kadar meydanları boş bırakmadık. Çünkü biliyorduk ki o gece sadece bir darbe girişimi püskürtülmedi; aynı zamanda millet iradesine sahip çıkıldı. Bugün etrafımıza baktığımızda sadece bir anıt görmüyoruz.Bir hafıza görüyoruz. Bir duruş görüyoruz. Tam yanı başımızda bulunan figürler ve anıtlar bize o gecenin ruhunu hatırlatıyor. Bu meydanda insanlar belediyenin önündeki havuzda abdest aldılar. Belki birkaç dakika sonra şehit olacaklarını bilmiyorlardı. Ama gerektiğinde canlarını feda etmeye hazır olduklarını biliyorlardı. Abdestlerini aldılar ve milletin iradesine sahip çıkmak için yürüdüler. İşte 15 Temmuz’un ruhu budur. Makam için değil. Şöhret için değil. Bir karşılık bekleyerek değil. Allah rızası için. Vatan için. Bayrak için. Ezan için yürüdüler. 15 Temmuz, yıllarca devletimizin içine sızan FETÖ ihanet şebekesinin gerçek yüzünü de ortaya çıkarmıştır. Bu millet o gece yalnızca bir darbeyi değil, aynı zamanda ülkesini içeriden ele geçirmeye çalışan karanlık bir yapıyı da durdurmuştur.Aziz şehitlerimiz için Rabbimizin müjdesi açıktır: ‘Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayın. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar’ (Âl-i İmrân, 169) Biz inanıyoruz ki şehitlerimiz diridir. Onlar bu milletin hafızasında diridir. Saraçhane’nin taşlarında diridir. Gönderde dalgalanan ay yıldızlı bayrağımızda diridir. Minarelerden yükselen ezanlarımızda diridir. Bağımsız ve güçlü Türkiye idealinde diridir. Bu vesileyle 15 Temmuz gecesi şehadete yürüyen tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle ihanetler yaşatmasın. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun. Allah hepsinden razı olsun.”
İBB Meclisi MHP Grup Başkanvekili Orkun Ayhan ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı;
“BATIL, HAKK’I ALT EDEMEMİŞTİR”
“Bugün, tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle; aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd etmek, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bugün yalnızca bir anma günü değildir. Bugün; cesaretin korkuya, imanın ihanete, milli iradenin vesayete galip geldiği kutlu bir direnişin yıl dönümüdür. Malazgirt’ten Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden 15 Temmuz’a kadar bu aziz millet, bağımsızlığına ve istiklaline yönelen hiçbir saldırıya boyun eğmemiştir. Ancak tarih boyunca milletimizin kazandığı her büyük zaferin ardından yeni hesaplar yapılmış, yeni ihanet planları hazırlanmıştır. Yüzyıllar önce Haçlı Seferleriyle hedef alınan bu topraklar, dün farklı yöntemlerle ve farklı taşeronlar eliyle aynı emellerin hedefi hâline getirilmek istenmiştir. Bu karanlık planların en acı örneklerinden biri de FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz’da gerçekleştirmeye kalkıştığı hain darbe girişimidir. Yıllarca devletimizin kurumlarına sinsice sızan, milletimizin güvenini istismar eden bu ihanet şebekesi, sonunda milletin silahını yine millete çevirmiştir. O gece Gazi Meclis bombalanmış, masum vatandaşlarımız hedef alınmış, tanklar sokaklara çıkarılmış, savaş uçakları kendi şehirlerini vurmuştur.Ancak hesap edemedikleri bir gerçek vardı: Türk milleti vardı. 15 Temmuz 2016 gecesi yalnızca bir darbe girişimiyle değil; milletimizin ortak vicdanını, demokrasimizi ve bağımsızlığımızı hedef alan organize bir işgal teşebbüsüyle karşı karşıya kaldık. Buna rağmen Yüce Türk milleti bombalara aldırış etmeden meydanları terk etmemiş, tanklara meydan okumuş; bu kirli oyunu bozmuş ve bertaraf etmiştir. O gece milletimiz, kendisine zincir vurulamayacağını, iradesinin teslim alınamayacağını ve devletine uzanan her kirli eli kıracak kudrete sahip olduğunu bütün dünyaya göstermiştir. O gece ihanet, imanı yenememiştir. Batıl, Hakk’ı alt edememiştir. 15 Temmuz’da yazılan destan, yalnızca bir gecenin değil; milletimizin bağımsız yaşama iradesinin, devletine bağlılığının ve milli birlik ruhunun en güçlü nişanelerinden biri olmuş, bağımsızlık onuruna leke düşürmemiştir. Milletimizin kaderi, devletimizin kaderiyle birdir. 15 Temmuz aynı zamanda hepimize çok önemli bir ders vermiştir. Devletin içerisine hukuk dışı yapılanmaların sızmasının, aidiyetini milletten değil başka odaklardan alan yapıların nasıl büyük felaketlere yol açabileceğini acı bir şekilde göstermiştir. Bu nedenle milli birlik ve beraberliğimizi korumak; farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek ortak değerler etrafında kenetlenmek her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Birbirimizi sevip saygı ve anlayış içerisinde kucakladığımız, birlik ve beraberlik ruhunu canlı tuttuğumuz sürece hiçbir iç ve dış husumet cephesi emeline ulaşamayacaktır. 15 Temmuz unutulmamalıdır. Çünkü unutulan ihanetler tekrar eder. Gelecek nesiller, benzeri felaketlerle bir daha karşılaşmamak için daima uyanık olmalı; devletine, bayrağına, milletine ve demokrasisine sahip çıkmalıdır. Millet iradesinin tanktan, tüfekten ve ihanetten daha güçlü olduğunun bütün dünyaya ilanıdır. Ve aynı zamanda devlet ile milletin omuz omuza vererek yazdığı bir demokrasi ve milli birlik destanıdır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de devletimizin bekasını, milletimizin birliğini ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünü her türlü siyasi hesabın üzerinde görmeye devam ediyoruz. İnanıyoruz ki milli birlik ve beraberlik şuurunu diri tuttuğumuz müddetçe hiçbir karanlık odak, hiçbir ihanet şebekesi ve hiçbir dış müdahale bu aziz millete diz çöktüremeyecektir. Bu duygu ve düşüncelerle; 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle başta 251 kahraman şehidimiz olmak üzere, vatan uğruna can veren bütün aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler diliyorum. Rabbim devletimizi payidar, milletimizi daim eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi ilelebet muhafaza etsin. Ne mutlu vatanı için yaşayanlara, ne mutlu gerektiğinde vatanı için can verenlere. Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyor; Allah’a emanet ediyorum.”
İBB Meclisi BBP Grup Başkanvekili Dursun Çağlayan da konuşmasında şunları dedi;
“TERÖRÜN VE DARBENİN HER TÜRLÜSÜNÜ LANETLİYORUZ”
“15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlar yalnızca bir darbe girişimi değildir; millet iradesinin silaha boyun eğmediği, inancın ihanete galip geldiği, ezanların silah seslerinden daha gür yükseldiği destansı bir direniştir. 15 Temmuz gecesi, aziz milletimiz dünyaya demokrasisine sahip çıktığının açık ve net mesajını vermiştir. 15 Temmuz gecesi, yıllarca devletimizin en mahrem kurumlarına sızan hain terör örgütü, milletimizin vergileriyle alınan silahları yine bu millete doğrultmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmış, Cumhurbaşkanlığı Külliyesini, Emniyet Genel Müdürlüğünü ve birçok stratejik kurumu hedef almıştır. Masum siviller ve demokrasiyi savunan vatandaşlarımız acımasızca saldırıya uğramıştır. Ancak darbecilerin hesap edemediği bir gerçek vardı. Bu millet; Malazgirt’in ruhunu taşıyan, İstanbul’un fethini gerçekleştiren, Çanakkale’de destan yazan ve Millî Mücadele ile Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran büyük Türk milletidir. Tarih boyunca esareti kabul etmeyen bu millet, 15 Temmuz gecesi de aynı inanç ve kararlılıkla sokaklara çıkarak demokrasisine sahip çıkmıştır. Türkiye’nin bağımsızlığını, birliğini, beraberliğini, demokrasisini hedef alan her türlü darbenin ve terörün karşısındayız, karşısında olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim duruşumuzun temelinde, Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun söylediği gibi: ‘Namlusunu milletine çevirmiş tanka selam durmam’ inancı ve anlayışı vardır. Bu vesileyle terörün ve darbenin her türlüsünü lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi vatanı, bayrağı, ezanı uğruna şehadete yürüyen tüm aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve hayırlı ömürler diliyorum. Rabbim, devletimizi ve milletimizi her türlü ihanetten, fitneden ve terörden korusun. Birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun inşallah.”
Konuşmaların ardından tüm şehitler için dualar edildi. Anma; Aslan ve beraberlerindeki heyetin, “Şehitler Panosu”na karanfil bırakmasıyla sona erdi.
EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİ’NDEKİ ANMAYA KATILDI
15 Temmuz şehitleri, Edirnekapı’daki “15 Temmuz Demokrasi Şehitliği”nde de anıldı. İstanbul Valiliği tarafından organize edilen anma töreninde; Vali Davut Gül, 1’nci Ordu Organerel Bahtiyar Ersay, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, şehit aileleri, gazi ve gazi yakınları ile birlikte çok sayıda vatandaş hazır bulundu. Dualarla başlayan Edirnekapı’daki anma, şehit kabirlerinin dolaşılması ve mezarlara karanfil bırakılmasıyla son buldu.







