Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyunların eğlenceli yönlerinin yanı sıra aşırı kullanımının yol açabileceği ciddi risklere dikkat çekiyor. Özellikle ergenlerde gözlemlenen oyun bağımlılığının, öfke ve saldırganlık eğilimlerini artırabileceği belirtildi. Uzmanlar, kontrol kaybı ve olumsuz sonuçlara rağmen oyun oynamaya devam etmenin bir bozukluk olarak tanımlandığını vurguluyor.
Yapılan akademik araştırmalar, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında güçlü bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor. Oyun sırasında yaşanan hayal kırıklıkları, engellenmeler ve başarısızlık hissi öfkeyi tetikleyebilirken, uzun süreli oyun maratonları bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Ayrıca, zayıflayan duygusal düzenleme becerileri, bireylerde saldırgan davranışların görülme olasılığını yükseltiyor.

Risk faktörlerinin başında 13-17 yaş arası ergenler geliyor. Şiddet içerikli oyunların sözel ve fiziksel saldırganlıkla ilişkili olduğu belirlenmiş durumda. İlginç bir şekilde, empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara olan ilgi azalıyor. Yaş küçüldükçe, şiddet içeren oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişki daha da belirginleşiyor.
Uluslararası çalışmalar da benzer sonuçları destekliyor. Oyun bağımlılığının saldırganlık, dürtüsellik ve çeşitli psikolojik sorunlarla birlikte artabileceği gözlemlenirken, bu durumun siber zorbalık gibi dijital platformlardaki olumsuz davranışlara da yansıyabildiği belirtiliyor.
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Dr. İlyas Kaya, online oyun bağımlılığı ve saldırganlık arasındaki ilişkinin karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ifade ediyor. “Bu ilişki karşılıklı ve çok boyutlu bir yapıya sahip. Bireysel özellikler, duygusal düzenleme becerileri ve çevresel faktörler bu süreci doğrudan etkiliyor” diyen Kaya, düşük özgüven, duygusal dengesizlik ve yüksek dürtüselliğin risk faktörleri arasında bulunduğunu ekliyor. Oyunların bazı bireyler için bir kaçış yolu olabileceğini ancak bunun öfke ve stresi daha da artırabileceğini vurguluyor.
Dr. Kaya ayrıca, aile içi ilişkilerin ve güçlü sosyal bağların bu risklere karşı koruyucu bir kalkan görevi gördüğünü belirtiyor. Uzmanlar, özellikle ergenlik döneminde dijital oyun kullanımına sınırlar getirilmesi, bu konudaki farkındalığın artırılması ve aile ile okul arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.


