Edirne Yesevi Hareketi Derneği, İsrail Parlamentosu’nda Filistinli mahkûmlara yönelik idam cezası uygulanmasını öngören yasa tasarısı ve Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması kararına sert tepki gösterdi. Dernek, bu adımları insanlık vicdanını yaralayan, hukukun temel ilkelerini yok sayan ve ayrımcı politikaların açık bir göstergesi olarak nitelendirdi.
İsrail’in Ayrımcı Politikalarına Eleştiri
Edirne Yesevi Hareketi Derneği İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, dernek yöneticileriyle birlikte yaptığı basın açıklamasında, İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinli mahkûmları hedef alan idam yasasının hukuksuzluk, ayrımcılık ve sistematik zulmün kurumsallaştırılması anlamına geldiğini belirtti. Cankaloğlu, bu adımın sadece bir ceza yöntemi olmadığını, aynı zamanda baskı, sindirme ve yok etme politikalarının yeni ve tehlikeli bir aşaması olduğunu vurguladı.
7 Ekim 2023’ten bu yana Filistin topraklarında yaşananların bir çatışma olmanın ötesinde, sivillerin, kadınların, çocukların ve masum insanların hunharca katledildiği açık bir zulüm ve katliam olduğunu ifade eden Cankaloğlu, Filistin halkına yönelik bu insanlık dışı uygulamaların tüm dünyanın gözü önünde devam ettiğini kaydetti.
Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Vurgusu
Filistinli mahkûmlara özel olarak düzenlenen idam yasasının uluslararası hukuka, insan haklarına ve evrensel vicdana açıkça aykırı olduğunu belirten Cankaloğlu, bu hukuksuz girişimi en güçlü şekilde kınadıklarını dile getirdi.
Mescid-i Aksa Talebi ve Uluslararası Çağrı
Cankaloğlu ayrıca, Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasını asla kabul etmediklerini ve bu uygulamanın derhal sona erdirilmesini talep ettiklerini söyledi. Yesevi Hareketi Derneği olarak, mazlum Filistin halkının yanında olduklarını bir kez daha vurgulayan Cankaloğlu, tüm milleti ve insanlığı Filistin’de yaşanan zulme, ayrımcılığa ve Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlallere karşı daha duyarlı olmaya davet etti.
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası kurumları, bu hukuksuzluk karşısında somut adımlar atmaya çağıran Cankaloğlu, devletin bu yönde atacağı her türlü adımı desteklediklerini belirtti. Adaletin herkes için olduğunu unutmamak gerektiğini söyleyen Cankaloğlu, Filistin özgürlüğüne kavuşuncaya ve Mescid-i Aksa üzerindeki baskılar sona erinceye kadar hakikati dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.


