T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda, TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliğiyle Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda hayata geçirilen “Kenevir Bitkisinden Farklı Sektörler İçin Katma Değerli Ürün ve Proses Geliştirilmesi Projesi”nin lansmanı, Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirildi. Proje, yerli endüstriyel kenevirin tekstil, kompozit, reçine ve yapısal malzemeler gibi çeşitli alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini hedefliyor.
Döngüsel ve sürdürülebilir bir üretim modelini desteklemeyi amaçlayan proje, üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini de içeriyor.
BUTEKOM’da düzenlenen lansmana, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) Başkanı Mehmet Aslan, sanayi temsilcileri, akademisyenler ve proje paydaşları katıldı.

Üretimde Çevresel Etkinin Önemi Vurgulandı
Lansmanda konuşan UTİB ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim anlayışında çevresel etkinin artan önemine dikkat çekti. Engin, “Bugün nasıl ürettiğimiz, neyi dönüştürdüğümüz ve gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımız da en az üretim kadar önemlidir. Bu noktada endüstriyel kenevir; doğaya saygılı, çok yönlü ve sürdürülebilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Kenevirin sahip olduğu potansiyeli farklı sektörlerde katma değere dönüştürmeyi, sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı ve ülkemizin yeşil dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefliyoruz” dedi.
“Yeşil Dönüşüm Hedeflerine Katkı Sunan Stratejik Bir Girişim”
TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan, 1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Programı’nın, Dünya Bankası finansal katkısıyla Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında oluşturulmuş, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışını teşvik eden stratejik bir program olduğunu belirtti. Aslan, kenevirin tekstilden kompozit malzemelere, biyoplastiklerden ilaç ve kozmetik sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip, yüksek potansiyel taşıyan önemli bir ham madde olduğuna vurgu yaptı. Aslan, projenin üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bilimsel bilgi birikimini, teknolojik yetkinliği ve sektörel deneyimi bir araya getireceğine ve yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inandığını ifade etti.

Proje Kapsamında Bilgilendirme
Program kapsamında proje yürütücüleri, katılımcılara proje hedefleri, çalışma alanları ve beklenen çıktılar hakkında detaylı sunumlar yaptı. Etkinlik, katılımcıların görüş alışverişinde bulunduğu bölümle sona erdi.







