Kalabalıkların içinde büyüyorlar.
Ama içlerinde bir sessizlik var.
Ekranlar açık.
Odaların kapısı kapalı.
Kulaklıklar takılı.
Evde herkes var…
Ama bazen kimse yok.
Bugünün gençleri hiç olmadığı kadar bağlantılı,
ama hiç olmadığı kadar yalnız.
Görünmeyen Yalnızlık
Bu yalnızlık, odada tek başına kalmak değil.
Anlaşılamamak.
Yargılanmaktan korkmak.
Duygularını anlatacak güvenli bir alan bulamamak.
Genç çoğu zaman şunu söyleyemez:
“İçimde bir boşluk var.”
Onun yerine susar.
Ekrana döner.
Kendini oyuna, sosyal medyaya, müziğe bırakır.
Çünkü orada reddedilme riski daha azdır.
Orada kimliğini yeniden kurabilir.
Orada görünür olabilir.
Aileler Ne Görüyor, Ne Kaçırıyor?
Anne-baba çoğu zaman davranışı görür.
Ama duyguyu kaçırır.
“Çok içine kapandı.”
“Sürekli odasında.”
“Bizimle konuşmuyor.”
Oysa genç bazen konuşmak ister…
Ama nasıl başlayacağını bilemez.
Eleştirileceğini düşündüğü yerde,
insan susmayı seçer.
Bu Bir Kuşak Sorunu Değil, Bir Bağ Sorunu
Gençlerin yalnızlığı sadece teknolojiyle açıklanamaz.
Asıl mesele bağ kurabilmektir.
Görülmek.
Dinlenmek.
Yargılanmadan anlaşılmak.
Bir genç evde kendini güvende hissediyorsa,
dış dünyanın karmaşası onu daha az sarsar.
Ama evde de yalnız hissediyorsa,
içine kapanma hızlanır.
Risk Nerede Başlıyor?
Uzun süreli yalnızlık;
kaygıyı, depresyonu, öfkeyi besler.
Genç bazen değersizlik hissi yaşar.
Bazen “kimse beni anlamıyor” düşüncesine saplanır.
Ve bu noktada ekran, madde ya da riskli davranışlar
geçici kaçış alanı haline gelebilir.
Sorun davranış değil,
o davranışın altındaki duygudur.
Ne Yapabiliriz?
Gençlere sürekli öğüt vermek değil,
alan açmak gerekir.
Sorguya çekmek değil,
merak etmek gerekir.
“Niye böylesin?” yerine
“Son zamanlarda seni en çok zorlayan şey ne?” diye sormak.
Ve cevabı gerçekten dinlemek.
Ailelere Bir Not
Gençler güçlü görünür.
Ama kırılgandırlar.
Eleştiri hızla içselleşir.
Sessizlik büyür.
Mesafe artar.
Ama bir cümle çok şeyi değiştirebilir:
“Yanındayım.”
“Seni anlamak istiyorum.”
“Birlikte çözebiliriz.”
Umut Var
Gençlik fırtınalı bir dönemdir.
Ama fırtına geçer.
Doğru bağ kurulduğunda,
genç yeniden açılır.
Yeniden konuşur.
Yeniden güvenir.
Yalnızlık kalıcı bir kimlik değildir.
Geçici bir durumdur.
Ve sevgiyle, sabırla, anlayışla
iyileşebilir.
Son Söz
Eğer evinizde kapısı sık kapanan bir oda varsa…
bilin ki o kapının ardında sadece bir genç değil,
duyulmak isteyen bir kalp vardır.
Yalnız kalan gençler kaybolmuş değildir.
Sadece çağrılmayı beklerler.
Ve bazen bir aile,
bir gencin en güvenli limanı olabilir.









