Kl. Psk. Mehmet Kara, Sessiz Çekim Alanı: Ekran Bağımlılığı
Bazen bir bağımlılık
bir maddeyle değil,
bir ekranla başlar.
Işığı masumdur.
Renkleri cazip.
Sesleri davetkâr.
Ve çoğu zaman fark edilmez.
Telefon elde, tablet dizde, bilgisayar açık…
“Biraz bakıp bırakacağım” denir.
Ama o “biraz”, saatlere dönüşür.
Ekran Neden Bu Kadar Güçlü?
Çünkü beyni yakalar.
Her bildirim küçük bir ödüldür.
Her beğeni bir onaydır.
Her video bir sonraki için merak uyandırır.
Beynin ödül sistemi hızla öğrenir:
“Sıkıldığında buraya gel.”
“Üzüldüğünde buraya gel.”
“Yalnız hissettiğinde buraya gel.”
Zamanla ekran bir araç olmaktan çıkar,
bir sığınak olur.
Evdeki Sessiz Değişim
Bir evde ekran bağımlılığı varsa,
sessizlik artar.
Aynı odada oturulur ama gözler birbirine değil, ekranlara bakar.
Sofralar kısalır.
Sohbetler azalır.
Göz teması kaybolur.
Anne “biraz bırak” der.
Baba kızar.
Genç odasına kapanır.
Ve çoğu zaman mesele “inat” sanılır.
Oysa mesele çoğu zaman
duygusal kaçıştır.
Çocuklar ve Gençler Daha Kırılgan
Gelişim çağındaki bir beyin, hızlı ödüle daha açıktır.
Ekran, sabır kasını zayıflatır.
Anlık haz, uzun vadeli çabayı gölgeler.
Dersler düşer.
Uyku bozulur.
Öfke artar.
Ama burada önemli olan suçlu aramak değil,
dengeyi yeniden kurmaktır.
Bu Bir Karakter Sorunu Değil
Ekran bağımlılığı çoğu zaman
“tembellik”,
“sorumsuzluk”
ya da “saygısızlık” gibi etiketlenir.
Oysa mesele çoğu zaman
duyguları düzenleyememektir.
Kişi stresle, sıkıntıyla, yalnızlıkla baş edemediğinde
ekran geçici bir rahatlama sağlar.
Ama geçici rahatlama,
uzun vadede bağımlılık yaratır.
İyileşme Mümkün
Ekran bağımlılığı tedavi edilebilir.
Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi, ekran kullanımını tetikleyen düşünce kalıplarını fark etmeyi sağlar.
“Kendimi ancak burada iyi hissediyorum” düşüncesi sorgulanır.
Şema terapi, daha derindeki ihtiyaçlara bakar:
Onaylanma, ait olma, görülme arzusu…
Kişi, ekranın doldurmaya çalıştığı boşluğu fark eder.
EMDR terapisi, geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimlerin yarattığı duygusal yükü azaltabilir. Travmatik yaşantılar hafifledikçe, kaçış ihtiyacı da azalır.
Davranışsal planlama,
ekran süresini yapılandırma,
alternatif aktiviteler oluşturma
iyileşme sürecinin somut adımlarıdır.
Ailelere Düşen Rol
“Telefonu ver!” demek çözüm değildir.
Ama “Seni anlamaya çalışıyorum” demek bir kapı açar.
Sınırlar koymak gerekir.
Ama bağ koparmadan.
Ekranı tamamen yasaklamak değil,
ilişkiyi güçlendirmek gerekir.
Çünkü çocuk ve genç,
ekrandan çok
anlaşılmaya ihtiyaç duyar.
Umut Var
Ekran bağımlılığı kalıcı bir kader değildir.
Denge yeniden kurulabilir.
Sofralar uzayabilir.
Göz teması geri gelebilir.
Ekran hayatımızın parçası olabilir,
ama hayatın kendisi olmak zorunda değildir.
Son Söz
Eğer evinizde ekran ışığı konuşmaların yerini aldıysa…
bilin ki geç değil.
Doğru sınırlar,
doğru iletişim,
doğru destekle
ilişkiler yeniden güçlenebilir.
Çünkü hiçbir ekran,
insan temasının yerini tutamaz.
Ve evet…
Bağlantıyı yeniden kurmak







