Eklem ağrıları, diz kireçlenmesi ve hareket kısıtlılığı yaşayan birçok kişi, glukozamini kıkırdak sağlığını koruyan ve yenileyen bir çözüm olarak görüyor. Sosyal medya paylaşımları ve halk arasında dolaşan bilgiler, bu takviyelere olan ilgiyi artırırken; glukozaminin gerçekten ne kadar etkili olduğu sorusunu da beraberinde getiriyor.
Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Mehmet Hakan Özer, glukozaminin bir trend mi yoksa bilimsel dayanağı olan bir destek mi olduğu konusunu değerlendiriyor.
Glukozamin, Eklem Kıkırdağının Doğal Yapı Taşıdır
Op. Dr. Mehmet Hakan Özer, glukozaminin vücutta doğal olarak bulunan bir madde olduğunu vurgulayarak şu bilgileri paylaşıyor:
“Glukozamin, eklem kıkırdağının yapısında yer alan ve kıkırdağın esnekliğine yardımcı olan maddelerden biridir. Sağlıklı bir eklem yapısında kıkırdak dokunun sürtünmeyi azaltması ve eklemin yük taşıma kapasitesini koruması açısından önemli bir rolü vardır.”
Yaşla Birlikte Kıkırdak Yapının Yenilenme Kapasitesi Azalabilir
Yaş ilerledikçe, eklem kıkırdağının kendini onarma ve yenileme yeteneği azalabilir. Aşırı kilo, eklemlere binen mekanik yük, tekrarlayan zorlanmalar ve bazı metabolik hastalıklar bu süreci hızlandırır. Bu noktada glukozamin takviyeleri, vücudun mevcut yapısını destekleme amacıyla gündeme gelmektedir.
Glukozamin Kıkırdağı Yeniden Oluşturan Bir Tedavi Değildir
Toplumda sıkça karşılaşılan yanlış inanışlara dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Hakan Özer, glukozaminin tedavi algısının doğru konumlandırılması gerektiğini belirtiyor:
“Glukozaminin hasar görmüş kıkırdağı tamamen onardığı ya da kaybolan kıkırdağı yeniden oluşturduğu yönünde güçlü bilimsel kanıtlar bulunmamaktadır. Bu nedenle glukozamin, tek başına iyileştirici bir tedavi olarak değil, destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.”
Bazı Hastalarda Ağrı ve Eklem Sertliğinde Sınırlı Rahatlama Sağlayabilir
Özellikle hafif ve orta dereceli diz osteoartriti olan bazı hastalarda, düzenli glukozamin kullanımı sonrası ağrı ve sabah tutukluğunda azalma görülebilmektedir. Ancak bu etki her hastada ortaya çıkmaz ve genellikle sınırlı düzeydedir.
Eğer dizinizdeki kıkırdak tamamen aşınmışsa ve kemik kemiğe sürtünüyorsa, dışarıdan aldığınız bir takviye o kıkırdağı yeniden var edemez. Bu aşamada glukozamin kullanımı vakit ve nakit kaybından öteye gitmez. Biz bu takviyeleri genellikle hafif ve orta dereceli aşınmalarda, kıkırdak kalitesini korumak ve süreci yavaşlatmak amacıyla seçenek haline getiriyoruz.
Glukozamin, Eklem Sağlığına Bütüncül Yaklaşımın Bir Parçası Olabilir
Eklem hastalıklarında tek bir yönteme odaklanmanın doğru olmadığını ifade eden Op. Dr. Mehmet Hakan Özer, bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekiyor:
“Eklem sağlığının korunmasında kilo kontrolü, düzenli ve doğru egzersiz, eklem dostu yaşam alışkanlıkları ve gerektiğinde medikal tedaviler temel unsurlardır. Glukozamin, bu süreci destekleyici bir unsur olarak değerlendirilebilir; ancak tek başına yeterli değildir.”
Op. Dr. Mehmet Hakan Özer, glukozamin konusundaki yaklaşımını şu sözlerle özetliyor:
“Glukozamin, bazı hastalarda eklem ağrısı ve sertliğini azaltmaya yardımcı olabilecek destekleyici bir üründür. Ancak kıkırdak dokuyu onaran kesin bir tedavi olarak görülmemeli, kişiye özel değerlendirme sonrası ve sınırlı sürelerle kullanılmalıdır. Eklem sağlığının korunmasında en doğru yaklaşım uzman bir hekim kontrolünde ilerlemektir.”









